23 Kasım 2019 Cumartesi

Vatan Yahut Namık Kemal

Büyük Oyunu -ADT
1 Perde - 40 dk
Yazan Ergun Sav
Rejisör Faruk Günuğur
OYUNCULAR:
Anlatıcı Namık Kemal Faruk Günuğur
İslam Bey Hasan Çağrı İlikoğlu
Zekiye Eylül Çakıroğlu
Kafko İsmet Tamer
Ud Taksimi Kerim Kocaman
OYUNUN KONUSU:
Büyük vatan şairi Namık Kemal'in kişiliğini, vatan ve hürriyet aşkını ve de tiyatro anlayışını anlatan bir oyun.
21.12.1840 yılında Tekirdağ'da doğdu. 02.12.1888'de Sakız Adası' nda öldü.
Namık Kemal Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu, gazeteci, devlet adamı, ünlü yazar ve şairdir. Özellikle "İntibah" isimli romanı ve "Vatan, Yahut Silistre" isimli tiyatro oyunu ile tanınır. Asıl adı Mehmed Kemal'dir.
Türk Edebiyatında öncü niteliği bulunan şair ve tiyatro yazarıdır. "Vatan şairi" olarak da anılır.Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey'dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa'nın yanında, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi.
1863'te Babıali Tercüme Odası'na kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu.1865'te kurulan ve daha sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Bir yandan da Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. Gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın sonucu 1867'de kapatıldı.Namık Kemal, İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Erzurum'a vali muavini olarak atandı.
Bu göreve gitmeyi çeşitli engeller çıkarıp erteledi ve Mustafa Fazıl Paşa'nın çağrısı üzerine Ziya Paşa'yla birlikte Paris'e kaçtı. Bir süre sonra Londra'ya geçerek M. Fazıl Paşa'nın parasal desteğiyle Ali Suavi'nin Yeni Osmanlılar adına çıkardığı Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Ama Ali Suavi'yle anlaşamaması üzerine Muhbir'den ayrıldı. 1868'de gene M. Fazıl Paşa'nın desteğiyle Hürriyet adı altında başka bir gazete çıkardı.
Çeşitli anlaşmazlıklar sonucu, Avrupa'da desteksiz kalınca, 1870'te zaptiye nazırı Hüsnü Paşa'nın çağrısı üzerine İstanbul'a döndü.Nuri, Reşat ve Ebüzziya Tevfik beylerle birlikte 1872'de İbret gazetesini kiraladı. Aynı yıl burada çıkan bir yazısı üzerine gazete hükümetçe dört ay süreyle kapatıldı. Namık Kemal gene İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Orada yazmaya başladığı Vatan Yahut Silistire oyunu, 1873'te Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelendiğinde halkı coşturup olaylara neden oldu. Bu haberi İbret gazetesinin yazması üzerine o sırada İstanbul'a dönmüş olan Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı. Bu kez kalebentlikle Magosa'ya sürgüne gönderildi.
1876'da I. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a döndü. Şura-yı Devlet (Danıştay) üyesi oldu. Kanun-î Esasi'yi (Anayasa) hazırlayan kurulda görev aldı. 1877 Osmanlı-Rus Savaşı çıkınca II. Abdülhamid'in Meclis-i Mebusan'ı kapatması üzerine tutuklandı. Beş ay kadar tutuklu kaldıktan sonra Midilli Adası'na sürüldü. 1879'da Midilli mutasarrıfı oldu. Aynı görevle 1884'te Rodos, 1887'de Sakız Adası'na gönderildi. Ertesi yıl burada öldü ve Gelibolu'da Bolayır' da gömüldü.
                                      
Vatan Yahut Namık Kemal, tiyatro oyunundan çok anlatı türünde bir gösteri. Oda tiyatrosunda sahneleniyor ve  Oda tiyatrosunun samimi atmosferini ben çok seviyorum. 

Anlatının hem rejisinde hem anlatıcı olarak aynı deneyimli ismi görüyoruz: Faruk Günuğur. Faruk Günuğur' u pek çok televizyon dizisinden anımsayabilirsiniz. Sahnede duruşu, sesini kullanışı, tonlaması, mimik ve hareketleri ile izleyiciye kendini ilk dakikalardan itibaren kabul ettirdiğini ve ağırlığını hissettirdiğini düşünüyorum.
Metinde Namık Kemal' in hayatına ve eserlerine yer veriliyor. Ve tabii şiirlerinden, eserlerinden bazı bölümler seslendiriliyor. Ancak bu durum metnin eski Türkçe ağırlıklı olmasına sebep oluyor. Benim bile zaman zaman anlamakta zorlandığımı düşünürsek, 40 dakika gibi kısa bir süre olmasına rağmen çocuk izleyiciler için ağır bir metin olduğunu ve sıkılabileceklerini söyleyebilirim.
Temsildeki canlandırmalar yerli yerinde kullanılmıştı. İzlemeyi kolaylaştıran, akıcılığı artıran, başarılı ve tamamlayıcı unsurlardı. Canlandırmaları yapan oyuncuların performansları da iyiydi. 

Son olarak, sade dekor ve ışık kullanımını da beğendiğimi söyleyebilirim. Çok büyük beklentilere girmeden, izlenebilir bir gösteri olmuş. Anlatının Namık Kemal' e yakın hisseden, hissetmeyen herkese bir şeyler katabileceğini düşünüyorum.

48 yaşındaki genç ölümünden kısa süre önce yazdığı dizeler ile yazımızı noktalayalım:
“Ölürsem görmeden millete ümid ettiğim feyzi;
Yazılsın seng-i kabrimde;
Vatan mahzun, ben mahzun.”

5 yorum:

  1. Kısa yaşamını doldurmuş bir şair Namık Kemal. Oyununu seyretmek o günleri yaşattırması bakımından güzel olmalı:)

    YanıtlaSil
  2. Üniversiteye hazırlanırken "İntibah" adlı romanı okumuştum ama "Vatan yahut Silistre"yi okumak veya izlemek kısmet olmadı

    YanıtlaSil
  3. ay ben de bugün namık kemal yazdımdı. bunu izlemediim aklımda olsun çok ünlülü buuu :)

    YanıtlaSil
  4. Geçen hafta gişede şansımı deneyeyim dedim istediğim oyuna Ankara bileti tükenmiş, İstanbuldan alabilirsiniz gibi birşey geveledi bankodaki hanım, bu bilet sorunsalı çok canımı sıkıyor. Birgün tüm gücümü toplayıp saniye saniye bilgisayar başında bekleyip alacağım ama cesaret edemiyorum, çok geriyor beni. Bu oyunda kesinlikle izlemek isteyeceğim oyunlardan birisi.

    YanıtlaSil
  5. İzlemeyi çok isterim, takipçisi olacağım.

    YanıtlaSil

haydi söyle :)