14 Nisan 2019 Pazar

Maskeliler

MASKELİLER-Eskişehir Şehir Tyatroları
Tek Perde; 1 Saat 15 Dakika
YAZAN: Ilan HATSOR - ÇEVİREN: Nebil TARHAN - YÖNETEN: Mert KIRLAK

OYNAYANLAR; Devrim Özder AKIN(Naim), Emre DEMİRCİ(Halit), Sermet YEŞİL(Davut)

KONUSU: Oyun, Savaşın ve şiddetin, insanları nasıl bir çıkmaza sürüklediğini ve insani bağlarının kopmasına neden olduğunu oldukça etkili bir dille anlatıyor.
Savaşın ortasındaki Filistin de üç erkek kardeşin ihanet, bağlılık, güven, yaşama amacı ve aile bağları ile gerçeğin çatışması; ülkesi ve ailesi arasında kalan kardeşlerin hesaplaşmaları çarpıcı bir dille anlatılır. Savaşın, kardeşlik bağlarını bile koparan ezici baskısına, insanları nefret ve şiddet içinde birbirlerinden uzaklaştırmasına çok iyi bir örnek olarak ve ilk kez bir “karşı bakışla” işlenerek sahneleniyor.

Sermet Yeşil ile tanışmam yine bir Eskişehir oyunu olan Aslan Asker Şvayk ile olmuştu. Sonrasında ise kendisini araştırırken Şubat dizisindeki Deli karakteri ile karşılaşmış ve çok etkilenmiştim. Bu sezon bir de Kör Baykuş' ta tek kişilik performansını izleyince hayranlığım kararlılığını artırmış oldu. Eskişehir Şehir Tiyatrolarını kaçırmamaya çalışıyorum zaten, Maskeliler' i görünce gitmesem olmazdı :) Sermet Yeşil' in adı, o yapımın referansı olarak benim için yeterli. ''Maskeliler'' kısa süreli turnesini Küçük Tiyatro' da yaptı ve ben de izleme şansı buldum.
1964 yılında İsrail’de doğan Ilan Hatsor, çocukluğunu ve ilk gençliğini Hayfa kentinde geçirdi. Askerliğini yaptıktan sonra, Tel Aviv Üniversitesi’nde “Oyun Yazarlığı” ve “Yönetmenlik” bölümlerinde öğrenim gördü.Bu dönemde, kendi yazdığı oyunların yanı sıra pek çok İsrailli yazarın oyunlarını da sahneledi. 1990 yılında, öğreniminin ilk yılında yazdığı “Maskeliler” geniş ilgi gördü. Tel Aviv Kameri Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Maskeliler”, İsrail Uluslararası Tiyatro Enstitüsü tarafından verilen, Meskin Ödülü’nü kazandı. Ulusal ve uluslararası festivallerde sahnelenen “Maskeliler”, Ilan Hatsor’un tanınmasına büyük katkı sağladı. 
Oyun baştan sona kapalı, depoya benzeyen bir alanda geçiyor. Duvarda Yaser Arafat posteri var. Sahne açıldığında orada çalışmakta olan en küçük erkek kardeş Halit (Emre Demirci) ile ortanca kardeş Naim' in (Devrim Özder Akın) konuşmalarıyla karşılaşıyoruz. Konuşmalardan Naim' in Filistinli direnişçilerden olduğunu ve en büyük abileri Davut' un (Sermet Yeşil) İsrail ile işbirliği yaptığı şüphesi ile kendisinin de mensubu olduğu Filistin direnişçi komitesi tarafından sorgulanacağını anlıyoruz. Sahneye Davut da dahil oluyor ve üç kardeş arasında başlayan geçmişe dönük hesaplaşma ile psikolojik gerilimin dozu artıyor. Burada üç kardeşin başlarına gelen aynı trajedik olay karşısında, nasıl da birbirlerinden tamamen farklı konumlandıklarını görüp, şaşırıyorsunuz. 
Davut' u en iyi anlatan cümle; ''Hayat büyük savaşlar vermek için çok kısa.'' Gelişen olaylar karşısında önce kendisini garantiye almayı düşünen ve manevi değerleri göz ardı edip zaaflarına yenik düşen, çıkarları için işbirlikçi bir hain olmakta sakınca görmeyen bir abi olmuştur.
“Bir baktık ki, hem dosta hem düşmana sessizlik çökmüştü. Her iki yanda da yalnızca anneler ağlıyordu.” Bertolt Brecht
Naim'i en iyi anlatan cümleler; ''Onların yasaları, onların adaleti içindir.'' ''Bizler için hain, onlar için gammazcı bir Arap olacaksın.''  Naim, inandığı idealler uğruna tüm konforundan ve ailesinden vazgeçebilen, hatta bu uğurda öz abisini bile gözü görmemesi gereken bir gerilla olsa da hala abisinin masumiyetine inanmaya  ve onu temize çıkarmaya çalışan bir kardeştir.


Halit'i en iyi anlatan; ''İsraillilerin diz boyu diyerek ateş ettiği yer, Filistinli bir çocuğun kafatasıdır.'' Yaş olarak daha küçük, daha duygusal ve abileri ne yapmış olurlarsa olsunlar aile bağlarının her şeyi çözebileceğine inanan, vefakar, cefakar, birleştirici, engelli kardeşinin bakımı da dahil olmak üzere mecburen üzerine almış olduğu sorumlulukları yerine getirmeye çalışan bir kardeş olmuştur. Ancak yine de yeri geldiği zaman tavrını, köklerinin ait olduğu değerleri savunarak ortaya koyabilmiştir.

Tek perde 90 dakika boyunca, temposu yüksek bir psikolojik gerilim izledik. Metin bir taraftan da müthiş bir duygusal denge üzerine kurulu, kimi dinlese ona hak veriyor insan. Olaylardan çok diyaloglara dayalı bir metin olması bir an bile kopuş oluşturmuyor izleyici üzerinde. Oyuncuların üçünün birlikte oluşturdukları sinerji olağanüstüydü. Sermet Yeşil, Davut rolü ile zaten muhteşemdi; Devrim Özder Akın' ı sahnede ilk kez izledim, bayıldım kendisine, takipçisi olacağım bundan sonra da :) Ve final sahnesi çok çok etkileyici ve vurucuydu. Oradan ayrılırken bir yanınızın oyunda kalacağını ve etkisinden uzun süre çıkamayacağını garanti ediyorum. Bu sezon beni en çok etkileyen oyunlar arasında yerini aldı. Kendilerini coşkuyla alkışlıyorum :)) 
Elif ve Eren ile bir harika tiyatro günü daha geçirdik ve Sermet Yeşil ile birlikte çektirdiğimiz bu kare de anılarımızda yerini aldı:))

1 yorum:

  1. sermet yeşiiiiil çok severiiiim :) eskişehir ivit ama daha çok istanbuldaaa :)

    YanıtlaSil

haydi söyle :)