16 Aralık 2018 Pazar

Sadece Yanımda Kal, Gitme Bir Daha

Sana bu satırları çok uzak bir yerden yazıyorum. Güneşin doğmak istemediği, denizin dalgalanmadığı, ayın geceyi görmemek için gözlerini kapattığı, rüzgarın utanç içinde estiği bir yerden.

Senelerce senelerce evveldi diye başladığı gibi sevdiğim iki şairin de şiirlerine,
Ben de oradan başlamak isterim anlatmaya:
Senelerce senelerce evveldi;
Henüz heyecanımız taze, inancımız tamdı hayata. Henüz hiçbir şeyi boş vermemiştik, koy vermemiştik daha. Zihnimizde fikirler, düşlerimizde kuracağımız harika dünyanın formülleri vardı.

Senelerce senelerce evveldi;
Değiştiremeyeceğimiz bir şey yoktu. Ortaya koyamayacağımız şey de öyle... Önce hayallerimizi sonra yüreklerimizi ve sonra da bedenlerimizi koyduk masaya. Ya da hiç olmayacak bir masala, sonu mutlu bitmeyecek, içindeki prensin de prensesin de sonsuza dek ayrı kalacakları, kavuşamayacakları bir masala...
Bir varmış bir yokmuş;
Çok uzak bir ülkede yaşayan, birbirlerini çok ama çok seven bir prens ve prenses varmış. Prens demiş ki ''buralardan gitmeliyiz, burada mutlu olmamıza izin vermeyecekler, gidelim''. Oysa prenses kaçmanın korkakların işi olduğuna inanırmış ve kalıp, mücadele etmek istiyormuş. Sonunun nereye varacağı belli olmayan bir yola girmişler birlikte böylece...  

Dilden dile anlatılan kahramanlık öyküleriyle, elden ele dolaşan teori kitaplarıyla, sık sık düzenlenen toplantılarda cesaretlerini büyütürlerken, aralarındaki sevginin ateşinden zafer gününün ışığını göremez olmuşlar.

Senelerce senelerce evveldi;
Bize bir gül bahçesi vaat etmemişlerdi, bu çok açıktı. Ancak hayatta her yer benim için cennet olabilirdi, eğer sen yanımda olsaydın. Ortadan yok olmuştun, toz olmuştun, buhar olmuştun. Senden haber alamamanın üzerinden geçen her dakika mantığım da doğru orantılı olarak benden uzaklaşıyordu. Sen yoksan burada olmanın da hiçbir şeyin de anlamı yoktu ki benim için. ''Yokluğun cehennemin öbür adıydı'', işte... Ben de gittim, gönderdiler de biraz sanki, ya da benim daha çok işime geldi, öyle anladım.  
Şimdi, yıllar sonra, seni son görüşümün üzerinden geçen onca yıldan sonra, bir mektup uzağımdasın.  Bir adres geliyor bir yerlerden, yazıyorum sana, buluşuyoruz. Ve biz o kadar şaşkın ve çaresiziz ki, konuşamıyoruz. ''Eğer bırakıp gittiysem seni, olmadığına inandığımdandır'', diyorum ya da dedim sanıyorum. Gözlerine bakıyorum, yoksun orada, zaten ben de yok gibiyim. Nereye koyacağını bilemediğin ellerin sanki bir başkasına ait ve ben soramıyorum ki, lanet olsun soramıyorum ki, neler oldu, ne yaptılar sana diye... Çünkü ben her gün bunu düşündüm. Düşündükçe önce kalbimin kaynayan bir tencere içerisinde günlerce kavrulduğunu hissettim, sonra ateş sönüp, su soğumaya başlayınca, o kadar hissizleşti ki her gün etrafında bir kat zar oluştu kalbimin. Bu kez öyle kalınlaştı ve sertleşti ki atmamaya başladı yani atamamaya. Beynim ise düşünmekten, kafamın içerisine sığamaz olmuştu, büyüdükçe büyüdü. Kulaklarımdan, burnumdan, ağzımdan dışarı taştı. Onları ben içeri sokmaya çalıştıkça her yere yayıldılar. Nereye baksam beynimin parçalarını görüyordum. Hayattasın işte diyorsan, evet ölmedim ama yaşamadım da ben yokluğunda...  

Lütfen sus ve hiçbir şey söyleme. Sadece yanımda kal, gitme bir daha. Seni bana zaman anlatmalı, dudakların değil. Gözlerinden süzmeliyim sonbaharın son güneş ışıklarını, içime tuttuğun aynalardan değil. Bir ip ile bağlayıp kendimi inmeliyim derinliklerine ruhunun ve orada görmeliyim, görmem gerekenleri. Zaman, bir deniz gibi düzeltir kıyılarımızda yüzeyi bozulmuş ne varsa. Sadece yanımda kal, gitme bir daha...

Not.Öykü tamamen hayal ürünü olup, gerçek hayatımla ilgisi bulunmamaktadır.
İllüstrasyonlar. Amanda Cass' a aittir.

14 yorum:

  1. Yine yüreğe dokunan bir öykü olmuş . Çok sevdim.

    YanıtlaSil
  2. Bu nasıl güzel bir hikaye, öyle çok altını çizdiğim cümle oldu ki, çok güzeldi... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya' cım ya çok mutlu oluyorum böyle pozitif geri dönüşler çok cesaretlendiriyor beni gerçekten, teşekkür ediyorum :)

      Sil
  3. Sıcacık bir öykü.Emeklerine sağlık,sabah kahvaltı yaparken iyi geldi bana...

    YanıtlaSil
  4. Çok beğendim,hep yazın emi :)

    YanıtlaSil
  5. heeey yine senden bir duygu ve hüzün senfonisi. ne güzel yazıyon sen yaaa vallaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deeep teşekkürler, okumayı en sevdiğim yorumlar :D

      Sil
  6. Ben yine çok sevdim ♥
    Hep yaz sen...

    YanıtlaSil

haydi söyle :)