30 Haziran 2018 Cumartesi

Salda Gölü-Burdur/Sherwood-Göynük

Cumartesi, Haziran 30, 2018 2
Çocuklar küçükken tatillerde amaç bir an önce sağ salim hedef noktaya en kısa sürede ulaşmak iken şimdilerde ''acaba yol üzerinde görebileceğimiz yerler var mı'' diye bakınır olduk. Onlarla birlikte yeni yerler görmek ve seyahat etmek şu sıralar bize en keyif veren aktiviteler arasında. Salda Gölü de Ankara-Antalya güzergahında 2-3 saat ayırarak çok rahat bir şekilde gezilebilecek muhteşem bir doğa harikası.
Burdur Yeşilova Salda Gölü:
Salda Gölü; Türkiye’nin Burdur iline bağlı Yeşilova ilçesinde bulunan ve 184 metre derinlikle Türkiye’nin en derin üçüncü gölüdür. Türkiye’ nin Maldivler’ i olarak isimlendirilmiştir. İlçe merkezine uzaklığı 4-5 km kadardır. Gölün Burdur merkeze uzaklığı yaklaşık 70 km’dir. Salda Gölü; karstik karakterde bir göldür. Göl ve çevresi kuş çeşitliliği açısından zengindir. Ayrıca çevresinin karaçam ormanları ile kaplı olması ve doğal hayatın canlı olması nedeniyle 1989 yılında Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.
Yılda bir kez otel tatili yapmak bizim için neredeyse geleneksel hale geldi. Otel tatilleri beni gezi tatilleri kadar heyecanlandırmasa da çocuklar orada kendilerini cennete düşmüş gibi hissediyorlar. Hele ki arkadaşlar ve kuzenlerle birlikte yapılıyorsa oldukça dinlendirici ve keyifli de olabiliyor.
Bizim için Haziran ayı oldukça hızlı geçti. Temmuz' da Ankara yazı ile flört edip, Ağustos' u Altınoluk' ta geçirmeyi planlıyoruz. 

Bu sene ah yaz geldi okullar kapandı. Bu yaz çocukları sarımsaklasak da saklasak yoksa sarımsaklamasak da mı saklasak temalı bir serzenişim olmadı:) Çünkü onlar artık büyüdüler ve evde yalnız kalmaya (internet online:) başladılar. Tabi babaannemiz ile aynı apartmanda olmak işimizi epey kolaylaştırıyor. Temmuz ayını bir hafta ev bir hafta yaz okulu şeklinde geçirmek konusunda onlarla anlaştık :)
DEVAMINI OKU

29 Haziran 2018 Cuma

İkinci Bölüm

Cuma, Haziran 29, 2018 0
İKİNCİ BÖLÜM | İSTANBUL DT
2 perde | 2 saat 5 dakika

Yazan : NEİL SİMON | Çeviren : CEMİL BÜYÜKUTKU | Yöneten : HİDAYET ERDİNÇ

KONU: Karısını kaybetmenin acısını üzerinden atmaya çalışan bir erkek ve yeni boşanmış bir kadın. Hayatlarının ikinci bölümünde hak ettikleri aşkı bulabilecekler mi? Peki ya yıllardır evli, ama evliliğinden tatmin olmayan diğerleri...?

OYUNCULAR: AYŞEN İNCİ-ŞAHİN ÇELİK-M. LEBİB GÖKHAN-VEDA YURTSEVER İPEK


İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunlarından izleyip de keyif almadığım sanırım olmadı. İkinci Bölüm de bu sezon izlediğim 21. oyun ve sezonun benim için kesin final oyunu diyebilirim.

Neil Simon, Amerika' nın ünlü oyun yazarlarından ve bu bu komedi-dram türü oyunu 1977 yılında yazmış. Metni oldukça güncel, çeviriyi ise oldukça başarılı buldum. Çok derin analizler barındırmasa da kadın erkek ilişkilerine, evliliklere, evliliklerin sürekliliğine, beklentilere, kayıplara, aldatmalara dair çok sözü olan bir metin.
"İkinci Bölüm, derin bir aşkla bağlı olduğu karısının ölümüyle yıkılmış ve hayata küsmüş bir yazar ile mutsuz bir evlilikten yeni kurtulmuş ve gönül kapılarını sımsıkı kapamış bir aktris, aşkın kimyasıyla yoğurulup yeni kalıplara dökülüyorlar bu oyunda. Oyun kişileri gerçek hayattaki Neil Simon ve ikinci eşi Marsha Mason'i yansıtmakta. Oyun için 'Hayat bir yerde teklemeye başlayınca, onu -yeni baştan- ateşlemek için gereken kıvılcım aşkın korlarında gizlidir' diyor Neil Simon" (vikipedia)

Şahin Çelik (George; eşini yakın zamanda kaybetmiş ve ellili yaşlarda bir yazar) performansı, ses tonu harikaydı. Ayşen İnci (Jane; sorunlu bir evliliği yeni noktalamış bir oyuncu) performansı da çok etkileyiciydi. M.Lebib Gökhan (Leo; George' un kardeşi ve onu yeni arkadaşlar edinmeye teşvik etmekte) ve Veda Yurtsever İpek (Faye; Jane' nin en yakın arkadaşıdır ve Jane' in yeni insanlarla tanışmasını istemekte) başarılı iş çıkarmışlardı. 
Oyun neredeyse dört eşrol(başrol) içeriyordu. Her ne kadar olaylar George ve Jane' e odaklanmış gibi görünse de Leo ve Faye birer yan rol olmaktan çok öteydi. Oyuncuların etkileşimleri ve yakaladıkları sinerji bana her seferinde iyi bir temsil izlemenin ruhta nasıl olağanüstü bir etki bıraktığını tekrar hatırlatıyor. 
Sahnenin iki farklı ev düzeni iki farklı dekor ile bölümlendirilmiş olması hikayenin eş zamanlı ve sürekliliği için iyi düşünülmüş ayrıca mükemmel uygulanmıştı. Ben dekoru çok beğendim.
Kesinlikle tüm ekip kocaman bir alkışı hak ediyor. Zaten tiyatro oyunlarının en sevdiğim kısmı alkışta oyuncuların gözlerindeki o ışıltıya tanık olmak. Hafif nemli, çok ama çok mutlu o ışıltılı gözleri görebilmek benim için de inanılmaz büyük bir mutluluk :)