11 Eylül 2017 Pazartesi

Yumurta Meselesi

Tepe köydeki teyzemin evine giderken çok yorulmuş, su kenarında bir söğüt gölgesi ararken görmüştüm ilk kez. Gerisinde çok ağır bir yükü sürüklüyor, ağır ağır ilerliyordu. Yaklaştım ama ne taşıdığı şeyi seçebildim ne de yüzünü. Yoluma devam ederken hala aklımdaydı, kimdi neyin nesiydi.

İşim sattığım yumurtaların parasını teyzeme götürmekti. Kendisi artık yaşlanmış salı günleri pazara gelemez olmuştu. Hele ki bu Ağustos sıcağında. Annem demişti sevaptır yavrum diye. Bu yüzden Pazartesileri akşamüstü köye gidiş günümdü. Köyümüz kasabaya yaklaşık 6 km ama hep yokuş yukarı. Sonunda denizle buluşan nefes kesici bir vadi manzarası eşlik ederdi yoluma.
 Köye vardığımda teyzemi bahçede beni bekler bulurdum. Yüzünde yorgun bir gülümseme ile karşılardı beni. Parayı sayarak alır, yarısını geri verirdi, senin payın annene vermeyi de unutma diyerekten. Bu işi sevdiğimi bilir folluktaki son yumurtaları toplama görevini bana bırakırdı. Uyumaya çalışırken sabahki yorucu yürüyüşü ve kaç yumurtam olduğunu, kaç lira kazanacağımı hesap ederdim. 
Gün doğmaya 2 saat kala teyzem elinde kahvaltı çıkını ile gelir, uyandırırdı beni. İçi saman dolu şeleğe özenle istiflediği yumurtaları zayi etmeden pazara ulaştırmanın sorumluluğunu almış olmak beni hem gururlandırır hem endişelendirirdi. 

Sırtımda şelek yola düzülüp güneşin tam olarak yolun neresindeyken doğacağını hesapladım. Kahvaltı molasını tam da orada verecektim. Nereden bilirdim zebani gibi karşıma dikileceğini. Dev gibi cüssesi, yaralı çirkin yüzüyle karşı karşıya kalınca korktum. Yumurtaları çalacak sandım ama derdi o değilmiş. Benden süt istedi. Çıkınımdan teyzemin taze kaynattığı sütü çıkarıp verdim, içti büyük bir açlıkla. Kalan son bir kaç yudumu ise yere döktü. Eğilip yerden kaldırdığı bir bedeni bacağından sırtlayıp çeke çeke götürmeye devam etti.

Arkasından bakakaldım, korkudan şaşkınlıktan yerimden bir milim kımıldayamamıştım. Neydi sütün anlamı, neden bir kısmını o bedenin üzerine dökmüştü, neden yanıktı yüzü, dağlarda ne arıyordu? Üzerinden tam on yıl geçti etkisi hala dün gibi. Rüya mıydı, hayal miydi, gerçek miydi bilemedim hiç. Bir kaç arkadaşıma üstü kapalı anlattım, dalga geçtiler. İşte teyzemin yumurtalarını satmayı o gün bıraktım. 

8 yorum:

  1. Kimbilir başına neler gelmiş olmalı, deliye değil delirtene bakmak lazım:)çok ilginçti, merakla okudum. Eline sağlık arkadaşım. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, yalnız kurgu olduğunu söylemeliyim:)

      Sil
  2. Korkulmayacak gibi de değilmiş.

    YanıtlaSil
  3. Yazının içeriği kadar onu dile getiriş şeklin de harika. Gerçekten çok iyi. Bravo 😊

    YanıtlaSil

haydi söyle :)