18 Ocak 2017 Çarşamba

Beşiktaş

Ortaokuldayım, fanatik Beşiktaş' lıyım. Bırakın ilk on biri yedek kulübesini bile sayabilirim. Metin-Ali-Feyyaz dönemi. Tüm maçları izliyorum, televizyonda yoksa radyodan mutlaka takip ediyorum. Sanıyorum ki ben izlemezsem gol yiyecekler, yenilecekler. Yenildikleri zaman kahroluyorum. En büyük hayalim maça gitmek. Sınıftan bir arkadaşım var, adı Olcay. Çok seviyorum O' nu. O da fanatik Fenerli. Biz nasıl sıkı arkadaşız, aramızdan su sızmıyor. Birer defterimiz var. Benimki Beşiktaş, onunki Fenerbahçe. Fikstür tutuyoruz, averajına kadar. Fotoğraflar kesip yapıştırıyoruz. Bilmediğimiz tezahürat yok. Hepsini yazıyoruz defterlere. Boş derslerde açıp defteri tezahürat ediyoruz. Ben Beşiktaş diyorsam, O Fenerbahçe, ben kara kartal diyorsam o sarı kanarya diyor belli yerlerde.
Olcay basketbolcu. Beden Eğitimi derslerinde öğretmen gruplara ayırıyor bizi. Olcay basketbola geçiyor. Okul bahçesinin yan tarafı toprak futbol sahası. Aslında futbol oynamak istiyoruz ama sadece erkekler oynuyor futbolu, cesaret edemiyoruz. Bir gün dedim ki 'Olcay ben futbola geçeceğim'. Geçtim de. Bütün erkekler güldü bana, bir kaçı tepki gösterdi yapma git voleybol oyna falan diye. Ama ben tek futbol oynayacak kız olarak kendinden emin, mağrur yürüdüm. Neyse takımlarına da aldılar beni. Maç başladı koşuyorum, top geldi, topu sürmeye başladım karşı kaleye doğru. Sınıftaki en iri yarı çocuk rakip takımda ve beni durdurmak için tam karşımdan geliyor. İçimden diyorum ki nasıl olsa kızım ben, ne kadar sert müdahale edebilir ki... Ben koşuyorum O koşuyor, en ufak bir yavaşlama yok ikimizde de. Bir çarpıştık, ben bir uçtum, fena düştüm, dizim falan yaralandı, canım çok yandı, herkes başımıza toplandı ama hırsımdan ağlayamıyorum. Gururuma da yediremedim ağlamayı, öyle kısa sürede oyundan sakatlanıp, çıktım. Onlar maça devam ettiler. İlk ve son futbol oynama girişimim son bulmuştu. Olcay da zaten o senenin sonunda başka bir okula gitti.

Hiç unutmuyorum bu anımı. O günden sonra kimseden kız olduğum için bir kibarlık beklemedim. Bir daha hiç nasılsa ben kızım bana ağır taşıtmazlar, bana yardım ederler, beni eve bırakırlar gibi şeyler düşünmedim. Hep başımın çaresine baktım. Kibarlık budalası kızları da fazla centilmen erkekleri de itici buluşum bundandır belki .

15 yorum:

  1. Beşiktaşlı kızlar delikanlı kızlardır da ondan ;)
    Beşiktaşk-Çarşı kalp kalp kalp ;))

    YanıtlaSil
  2. öyle metin ali feyyaz deyip durma yaşlar çıktı ortaya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saklanıcak bi yer kalmadı zaten yaa :((( Kızım boyuma geldi...

      Sil
  3. deneme kontrol ses bir kii Dünyadan Nihana taam :))

    YanıtlaSil
  4. Ben de o yıllarda Beşiktaşlıyken sonra bir Galatasaray fanatikliği baş gösterdi. Metin' e aşıktım ben ne diyorsun :)
    Ama yıllar sonra hiç bir takımın Beşiktaş gibi asil bir takım olmadığını öğrendim.
    "Kibarlık budalası kızları da fazla centilmen erkekleri de itici buluşum bundandır belki ." Şu cümlene sonuna kadar katılıyorum.

    YanıtlaSil
  5. Ne kadar ilginç ve güzel bir anı. Gurur duymalısın bence çünkü herkesin kolay kolay yapamayacağı bir şeyi en azından denemişsin, kararlılıkla...ben takımlarda kimler oynuyor bilmem:))))say deseler hiçbir futbolcu ismi sayamam ama rahmetli babam, amcam ve dayımdan ötürü Fener'liyim, yükselenim Çarşı (Gezi'den beri). Amcam hasta Fener'liydi. Ben maçlarını bile izlemem nefret ederim futboldan:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de artık ilgilenmiyorum futbolla:) Dediğim gibi o fanatizm ortaokul yıllarında kaldı. Şu anda sadece hangi takım diye sorarlarsa cevap veriyorum :)

      Sil
  6. Kızlarımızı da oğullarımızı da aynen bu duygularla yetiştirmeliyiz işte :) Harika :)

    İnsan ait olduğu cinsiyete göre kendini ve karşısındaki sınıflandırmayı bırakır ve beklentilerini önyargılarından arındırabilirse, cinsiyete dayalı ayrımcılıktan olsun kurtulur dünya; değil mi?

    Helal sana Nihan :)

    YanıtlaSil

haydi söyle :)