19 Eylül 2017 Salı

Burçlara Göre Çocukların Kişilikleri

Salı, Eylül 19, 2017 6
Sevgili Deeptone sayesinde tanıştığım bir blogu gezerken harika bir derlemeyle karşılaştım. Elif, Eren ve kendim için çok çok isabetli burç-kişilik analizlerini okuyunca etkilendim ve paylaşmak istedim sizlerle. Sizler ve çocuklarınız için de isabetli tespitler var mı şimdiden çok meraklanıyorum :)
Koç Burcu Çocuğu
Yönetmeye meraklı, Özgürlüğüne düşkün, sürekli hareket halinde, soru soran ve bu yolla öğrenmeye çalışan, cesur yürekli, risk alabilen, çabuk sıkılan, istek gücü ve elde etme hırsı olan, macera dolu deneyimlerden hoşlanan, sabırsız ve beklemekten hoşlanmayan, güçlü tepkileri olan, öne atılmaya hazır, başkalarının cesaret edemediği her şeyi yapmaktan zevk alan, telaşlı davranabilen, öğüt dinlemekten hoşlanmayan, kendini beğenen ve kendine güvenen, savaşçı, yenilikçi, girişimci,sinirli, ihtiyaçları hiç bitmeyen, zevkine ve keyfine düşkün, pek duygusal olmayan, güçlü iç güdülere sahip, para harcamayı seven, kaliteli giyimden hoşlanan, hakkını almak adına mücadele etmekten çekinmeyen, kalbinde kötülük taşımayan, aceleci, karşı cins üzerinde otoritesini kurabilen, çabuk serpilen.Yetenekli olduğu Meslekler : Polislik, Askerlik, Pilotluk, Politika, Gazetecilik, Sinema ve Tiyatro oyunculuğu, Şov Dünyası, Pazarlamacılık, Otomobil Yarışçılığı, Spor, Araştırmacılık, Macera ve Keşif konuları
Boğa Burcu Çocuğu
Güzellik ve Sanat tutkusuna sahip, son derece zevkli, doğaya aşık, tutumlu, aceleci davranmayan, sessizliğini korumaktan hoşlanan, keyfine düşkün, başkalarıyla kıyaslanmaktan hoşlanmayan, kolay kolay öfkelenmeyen, kararlarında geri adım atmayan, çok üstüne gidilirse müthiş bir öfkeyle karşılık veren, onun yanında başka bir çocuğu beğenmenizden hoşlanmayan, derslerinde başarılı olabilen, sorumluluk sahibi, hedefini küçücük yaşında belirleyebilen, yenilik ve ani değişimlerden hoşlanmayan, kurallara bağlılık gösterebilen, güçlükler karşısında kesinlikle yılmayan, yemeğe ve değişik lezzetlere düşkün olan, cinsellik güdüleri küçük yaşlarda gelişmiş olan, beğenilmekten ve ilgi görmekten hoşlanan, doğru bildiğini uygulamaktan çekinmeyen, yaptığı her işin karşılığını almak isteyen, kaprisli ve dediğim dedik, alışkanlıklarına son derece bağlı, manevi değerlerine düşkün, güvenilir.Yetenekli olduğu Alanlar: Emlak alım ve satım işleri, Bankerlik, muhasebe, dekorasyon, güzelleştirme ve bezeme gerektiren meslekler, sanat alanında tüm dallar, işletmecilik, Kozmetik dünyası, Eleştirmenlik, Yiyecek ve içecek konuları, Tarım işleri, iç mimari, El sanatları, para işleri
İkizler Burcu Çocuğu
Çok zeki, hareketli ve manevra kabiliyetine sahip, küçücük yaşlarından itibaren çevresiyle ilgili, barışık, incelemeye, merak etmeye, soru sormaya ve öğrenmeye yönelik tavırlar içinde olan, çok kolay bir kavrama yeteneğine sahip, etrafındaki her soruna hızlı bir şekilde çözüm bulan, mantıklı düşünmeyi bilen, özellikle iletişim konusunda inanılmaz becerikli, yazım yeteneği ve düşüncelerini yansıtabilme, ifade edebilme gücüne sahip, el becerisinde usta, çabuk yürüyen, çabuk öğrenen bir çocuk. İyi bir şekilde eğitim alırsa ve disiplinli büyütülürse küçücük yaşlarından itibaren bir yabancı dili kolaylıkla öğrenebilir ve sınıfın en başarılı çocukları arasında yer alabilir. Düşüncelerinin dinlenmesinden hoşlanan, dinlemeyi pek sevmeyen, sürekli konuşan, çabucak duyguları değişebilen, açık fikirli, sevmediği bir konuda karşısındakini eleştiren, gezmeyi ve eğlenmeyi seven, özgür bırakılmaktan hoşlanan, duygusal konularda havai ve bağlanmaktan hoşlanmayan, düşündüğünü söylemekten çekinmeyen, eli son derece açık, kimden ne gibi faydalar sağlayacağını çok iyi bilen, kaygısız, rahat tavırlar içinde olan.Yetenekli olduğu alanlar: Ticaret hayatı, öğretmenlik, iletişimin her alanı, avukatlık, gazetecilik, eleştirmenlik, yabancı dil uzmanı, Reklam ve tanıtım sektörü, danışmanlık, politika, Matematik ve bilim alanında bir kariyer, Tanıtım faaliyetleri, el becerilerinde ustalık, araştırma konularında yazarlık, paparazzi, Turizm sektörü, gezi rehberliği, tur organizatörlüğü, pazarlamacılık, ara buluculuk gerektiren meslekler.
Yengeç Burcu Çocuğu
Son derece hassas, kolay etkilenen, alıngan, içe dönük, ailesine özellikle anneye düşkün, yuvasına bağımlı bir çocuktur. Sevdiği her şeyi sahiplenen, yakın arkadaşlarına bağlı, tutumlu, kuvvetli bir hafıza gücüne sahip olduğundan kolay unutmayan, öncü gücü olmasına rağmen ön planda yer almak konusunda çekimser, çok önemsediği konularda ise gerektiği yerde canı pahasına olsun mücadele edebilen, duygusal konularda değişkenlik gösterebilen, öğrenmek konusunda kimi zaman problemleri olan, sevgiyle büyüyen ve sevgiyle ancak başarılı olabilen, güven olgusuna son derece önem veren, aşina olduğu insanları ve aşina olduğu ortamları seven, kolay kolay bunlardan vazgeçmeyen, çabuk etki altına girebilen, eleştirilmekten hoşlanmayan, yuvasından fazla uzak duramayan, ailesiyle bağı yıllarca sürebilen, iç dünyasında olan biteni kimseye belli etmekten hoşlanmayan, geleneksel değerleri önemseyen, duygularıyla hareket eden ve hayatın gerçekleriyle mücadele etmekte zorlanan, köklerine, atalarına bağlı olan, bereketli bir çocuk.Yetenekli olduğu alanlar: Psikoloji, doktorluk, hastabakıcılık, bebek eğitimcisi, danışmanlık, Sağlık konularında meraklılık, yardım işleri, dernek faaliyetleri, Tiyatro ve oyunculuk, müzisyenlik, Terapist, Anne ve Çocuk sağlığı, Ev konularıyla ilgili meslekler, Oyun yazarlığı, Şairlik. 
Aslan Burcu Çocuğu
Sıcakkanlı, özgüven duygusuna sahip, cesur, korkusuz, gerektiği zamanlarda otoritesini küçücük yaşında bile kurabilen çocuktur. Kendine o denli güvenir ki, ona baktığınızda kendinizi ayarlamak zorunda kalabilirsiniz. İçten davranan, iki yüzlü olmayan, sevdiklerine ihanet etmeyen ama sevmediği bir şeyi açıkça belli eden, sevilmek ve takdir edilmekten hoşlanan, hayat enerjisi yüksek, doğru ve yanlışların güzel bir şekilde anlatılması halinde laf dinleyen, baskı ve sınırlamalardan hoşlanmayan, derslerini arzu etmesi halinde gayet iyi öğrenen ve güçlü bir zekaya sahip olduğu için problemleri kolayca çözebilen, acele hareket etmeyen düşünen, kendi fikirlerinin doğruluğu konusunda gerektiğinde inat edebilen, tepkisel davranabilen, gösterişli ve kaliteli giyinmekten hoşlanan ve bunu tüm ömrü boyunca yapabilen, kız çocuklarında süslü püslü kıyafetler, erkek çocuklarda marka merakı, kendini en güzel şekilde ifade edebilen, vefa duygusu taşıyan, güzel ve lüks şeylere sahip olmaktan hoşlanan, parıltılı şeylerden hoşlanan, sahip olduklarını göstermek ve hava atmaktan hoşlanan, eleştirilmekten hoşlanmayan, gururlu bir çocuktur.Yetenekli olduğu alanlar: Yönetim kadrolarının vazgeçilmez patronu, Eleştirmenlik, Sinema ve Tiyatroda isim sahibi olabilen, öğretim görevlisi, Doktorluk, Askerlik, Güzellikle ilgili meslekler, Kuyumculuk, Sahne Sanatçısı, Eğlence dünyası, Borsa ve Spekülasyon konularında yetenekli, Starlık, Liderlik, Politika, Eğitmenlik.
Başak Burcu Çocuğu
Gayet zeki bir çocuktur o, meraklı ve ayrıntılara önem veren. Daha küçük yaşlarından itibaren gözlem gücü yüksektir. O, kimsenin göremediği detayları herkesten önce fark edebilir. Kaliteye önem veren ve bunu her konuda ön planda tutan, meraklı, bütünden ziyade ayrıntıların üstünde duran, duygularını belli etmekten hoşlanmayan, iletişim kurmakta zorlanan(ikizlerle aynı yöneticiye sahip olmasına rağmen ikizler gibi fazla konuşkan değildir), eleştirme özelliği yüksek olan, mükemmellik arayışı hiç bitmeyen fakat öz eleştiri yapmasını da bilen, adaletsizlikten hoşlanmayan, matematik zekası olan, analizci, inandığı değerler uğruna aklıyla savaşabilen, çevresiyle pek sıkı fıkı olmayan, iyi bir dinleyici, başarıyı kendisinden ziyade çevresi adına isteyen, makam, rütbe kaygısı taşımayan, köle gibi çalışabilen, istekleri yerine gelmediğinde ve kandırıldıklarını hissettiklerinde müthiş tepkiler verebilen, okumayı seven, titiz ve temizliğine aşırı önem veren, hastalanmaktan korkan ve hastalığında kendini kötü hisseden, bir bilgiyi detaylı bir şekilde öğrenmekten hoşlanan, düzenli ve intizamlı, sağlığını riske atabilecek her şeye karşı iradesini kullanabilen, kuşku ve kuruntulu olmaktan kesinlikle vazgeçmeyen(bu durumun onu kötülüklerden koruyacağına inanır) Kılı kırk yaran, ince eleyip sık dokuyan, fazlasıyla çalışkan olmasına rağmen sınıfta sessiz bir konumda olan ve ilerideki meslek hayatında da göz önünde olmaktan hoşlanmayan. Yetenekli olduğu alanlar: Hukuk, mühendislik, uzmanlık, Bilgi işlem, Tamirat, bakım ve onarım, Danışman, öğretmenlik, Hastane görevlisi(Hemşire ve hasta bakıcı) yayımcı(kitap evi), Arşivci, Ekonomist, Muhabir, Kütüphane görevlisi, Analizci, Muhasebe, Temizlik ve hizmet sektörü, Zanaatkar, Usta, Bilim adamı.
 
Terazi Burcu Çocuğu
İlgi uyandıran, sevimli ve uysal bir çocuktur. Sosyal ilişkileri güçlü, vefalı, bilinçli tavırları olan, tarafsız gözlem gücüne sahip, güzellik ve lüks tutkusu olan, marka giyinmeyi ve yaşamayı seven, derinlemesine düşünmekten hoşlanmayan, sorunlardan uzak durmaya çalışan, yorucu aktivitelere gelemeyen, rahatına son derece düşkün, zor beğenen, en iyi olanı isteyen, çevresindeki insanlar tarafından beğenilmeyi isteyen, eleştiriden hiç hoşlanmayan, kimsenin işine karışmayan ve kendi işine karışılmasından da hoşlanmayan, nazik ve kibar ama yüzeysel davranan, problemleri dinlemekten hoşlanmayan, bulunduğu ortamda sevmediği birileri olduğunda hemen uzaklaşan, giyimine, süsüne ve güzel görünüp görünmediğine dikkat eden, azla yetinmesini bilmeyen, yeri geldiğinde ters davranabilen, bulunduğu ortamda gerginlik yaratabilen, başkalarında kusur bulmaya yönelik tavırlar sergileyen, karar vermekte zorlanan, hesap sorulmasından hoşlanmayan, sırf huzuru kaçmasın diye sorunlarla yaşayabilen, zihinsel alışverişlerde yetenekli olan, para harcamayı seven, sevdiklerine para harcayabilen, flörtçü yapıda olan, ikna edici konuşmaları olan, başarıdan ziyade tanınmayı tercih eden, son noktaya gelmedikçe sorunları görmezden gelen, hangi ortamda olursa ilgiyi üzerine toplayabilen, ne giydirilse ve giyse yakışan. Yetenekli olduğu alanlar: Güzellikle ve güzelleştirmeyle alakalı her meslek, politika, Halkla ilişkiler, Müzisyen, Şarkıcı, Sinema oyunculuğu, Manken, Fotomodel, Sanatın her kolunda başarılı olan, Reklamcılık ve Reklam oyunculuğu, Ticaret, Temsilci, Diplomatik, Yargıç, Entelektüel, Kültür elçisi.
Akrep Burcu Çocuğu
Gayet çalışkan, becerikli, kararlı bir çocuktur. Pek laf dinlemekten hoşlanmaz, başına buyruk, hoşlanmadığı her konuda tepkisini sertçe koyabilen, isterse okulunun en başarılı istemezse en tembel öğrencisi olabilen, iletişim kurulması zor olan, çok az sayıda arkadaşı olan veya seçmesini bilen, sırdaş, bakışlarıyla etkilemeyeceği kimse olmayan, kuşku duyan ve hemen gardını alabilen, yorulmaksızın çalışabilen, karar verdiği hiçbir şeyden dönmeyen, sabit fikirli, engellerin üstesinden kolayca gelebilen, çok güçlü tutkuları olan, küçük yaşta cinselliğinin farkında olan, mükemmellikten hoşlanan, güçlü irade, aşırı gururlu, kimseye eğilmeyen, insanları istekleri konusunda çok iyi yönlendirebilen, dışa kapalı, mistik konulara eğimli, sezgileri doğru çıkan, sevilmemeyi, istenmemeyi kabul edemeyen, isteklerinin kabul edilmesinden hoşlanan, kafasına taktığı bir kişiyi veya herhangi bir şeyi muhakkak elde etmek isteyen, sevdiği hiçbir şeyinden ayrılmayı kabul etmeyen, kendine ait hiçbir şeyi paylaşmaktan hoşlanmayan, yönetici kabiliyeti olan, küçücük yaşında ailesini bile dize getirebilen, hoşlanmadığı kişi veya konularda sert tavırlar gösterebilen, çok zeki, seçtiği alanda en yüksek noktaya gelebilen, affetmeyen, kin besleme duygusu, öcünü bir şekilde alan, gizli işler yapmaktan hoşlanan. Yetenekli olduğu alanlar: Politika, Mühendislik, Hukuk, Psikolog, Astrolog, Terapist, Operatör Doktor, Pilot, Askerlik, Dedektif, Gizli Ajan, Şifacı, Sanatçı, Bilim Adamı, Spekülatör, Savaşçı, Analist, Keşifçi, Yarışçı, Görsel Sanatların her kolu.
Yay Burcu Çocuğu
Son derece sevimli, hareketli, neşeli bir çocuktur. Sorgulayarak bizzat araştırarak öğrenmeyi sever. Fikirlerinin doğruluğundan emin olduğu için başkalarının eleştirileri karşısında şaşırabilen ama istifini bozmayan, detaylardan hoşlanmayan fakat çabuk dağılabilen, oldukça dağınık, meraklı, öğrenmeye hevesli, yükseklere tırmanmaktan hoşlanan, keşifçi, cesur, yabancı dile müthiş yetenekli, coşku dolu, hevesli, kolay kolay yorulmayan, kıpır kıpır enerjik, yönetme arzusu olan, baskılar karşısında boyun eğmeyen ve hemence uzaklaşan, yurt dışıyla bağlantılı her türlü bilgi, insanla yakından ilgilenen, uzak kültürlere meraklı, denenmemiş yerleri keşfetmekten hoşlanan, gezgin, öğrendiklerini herkesle paylaşabilen, içinde kötülük beslemeyen, pozitif enerjili, iyimser, hatalarından pek ders almayan, maceracı, inanılmaz cesur, seyahate çıkmaktan zevk alan ve kimseye zorluk çıkarmayan, büyümüş te küçülmüş konuşmalar yapan, tehlikeye atılmaktan hoşlanan, düzeni sevmeyen, ani hareketlerde bulunabilen, kararlarından çabucak dönebilen, bulunduğu ortamı neşelendiren, eğlendirebilen, şakacı, ciddiyetten hoşlanmayan ve büyüdükçe çocuklaşan, ön saflarda yer alabilen, cin gibi akıllı, manevra kabiliyetine sahip, herhangi bir özelliği ile mutlaka tanınan, tez canlı, sabırsız, konuşkan, özgürlüğüne aşırı düşkün, duygusal konularda bağlanmaktan hoşlanmayan, ileride bekarlık sultanlık diyenlerin arasına katılabilir, en son söyleyeceği sözü başta konuşan, içinden geldiği gibi davranan. Yetenekli olduğu alanlar: Yabancı dil uzmanı, Gazetecilik, İletişimle ilgili her türlü meslek, Sporcu, Danışman, Yüksek Eğitimci, Kaşif, Gezgin, Turizmci, Tur Operatörü, Spiker, Öğretim Görevlisi, Tercüman, Din Adamı, Ruhsal Şifacı, Yetenekli bir konuşmacı, Felsefe alanında bir kariyer, TV dünyası, Kitleleri ayağa kaldırabilen bir hatip, Dağcılık, Dünya Vatandaşı, Filozof, Araştırmacı, Komedyen, Hukuk Alanı.
Oğlak Burcu Çocuğu
Sessiz ve sakin, yaşıtlarından olgun, Gençlik yıllarında yaşından fazla gösteren yaşlandıkça gençleşen, karizmatik, yavaş ve geç öğrenen ama asla unutmayan, iyi bir eğitimci, öğretmen, yönetici, müthiş bir iş kafası olan ve bunu küçücük yaşında bile belli edebilen, tutumlu, üretken, çok çalışkan, hırslı, başarıya odaklı, hedefini küçük yaşta belirleyebilen, toplumsal konumuna önem veren, toplumda tanınmasını sağlayan bir meslek için yorulmadan didinmeden çalışabilen, çocuk yaşlarından itibaren düzenli, sistemli ve programlı yaşamaktan hoşlanan, içe dönük, sosyal olmayan, fazla arkadaşı olmayan, otoriter yapıya sahip, insanları yönetmesini bilen, karamsarlık meyli olan, aşırı şekilde çalışabilen ve hiç yorulmayan, dayanıklı, hastalıkları çabuk iyileşen, güçlü bir bünye, ihtiraslı, öncü güce sahip, organize edebilen, yaşıtları arasında ağırbaşlılığı tanınan, abi abla imajına uygun, giyinip süslenmekten hoşlanmayan, sevmediklerinden uzak duran, ilişkilerde mesafeli ve geleneksel, sadakat konusunda kesinlikle taviz vermeyen, paylaşmaktan hoşlanmayan, değerlerine aşırı düşkün, duygusal konularda kapalı, yeri geldiğinde kimsenin gözünün yaşına bakmayan, bulunduğu ortamı ağırlaştıran, modernlikten hoşlanmayan, para harcamayı sevmeyen, belli etmeden insanları yönetebilen, dürüst ve güvenilir, kindar, yapılan kötülüğü asla unutmayan, samimiyetten hoşlanmayan, soğuk, disiplinden hoşlanan, düzen meraklısı. Yetenekli olduğu alanlar: Politikacı, Parayla alakalı tüm meslekler, sigortacı, Karizmatik bir oyuncu, lider, Üst düzey yönetici, Mühendis, Mütahitlik, Hakim, Askerlik, Pedagoji, Bankacılık, Emlakçılık, Sigortacılık, Veznedar, Hat Sanatçısı, Koleksiyoncu, heykeltıraşlık, Mimarlık, İşlemeci Ustalığı, Eğitici.
Kova Burcu Çocuğu
Çok akıllı, sıra dışı, orijinal bir çocuktur. Uzak yerler, insanlar, toplumlara karşı meraklı, Çok sosyal, özgürlük aşığı, bireyselliğine aşırı önem veren, insancıl, Çabuk kopabilen, bağ kurmaya gönülsüz, asi tavırlı, kurallardan ve sınırlanmaktan hoşlanmayan, arkadaş canlısı, bir grubun liderliğini üstlenebilen, özgürlük savaşçısı, dobra, fikirlerinden vazgeçmeyen, sabit bir görüşü benimseyen, düzenli bir hayatı sevmeyen, ailesinden çabuk kopabilen veya tam tersi ailesinden hiç ayrılmayan, karşı cinsle sadece arkadaşlık kurabilen, ilgi çekebilen, farklı giyinen ve düşünen, geleneksellikten uzak duran, aşırı modern, abartıyı sevmeyen, kontrol edemeyeceği durumlar karşısında hemen uzaklaşabilen, ani hareketlere açık olan, tasarımcı, yetenekli, baskı görmesi halinde bilinmeyen yönleri ortaya çıkabilen, yenilikçi, espri ve mizah konusunda yetenekli olmayan, bulunduğu alanda kitleleri sürükleyecek ve farklı bir düzen getirebilecek kadar özgürlük yanlısı olabilen, dünya vatandaşı, kişisel haklara saygı duyan, herkese eşit özgürlükten hoşlanan, tarafsızlık yeteneği olan, geçmişinden pek hoşlanmayan, geleneksel değer yargıları olmayan, katı ahlak kurallarına boyun eğmeyen, duygularını belli etmeyen, konuşmaktan hoşlanmayan, ne olursa olsun tam olarak mutlu olduğunu hissetmeyen, dürüstçe düşündüklerini söyleyebilen, yerleşik düzende yaşamaktan hoşlanmayan, farklı insanlarla bir arada olmaktan hoşlanan, sıra dışı insanlardan hoşlanan. Yetenekli olduğu alanlar: Bilim ve Buluş Dünyası, Alternatif sağlık teknikleri, Yargıç, pilot, Bilgi işlemci, Psikolog, Mimarlık, Matematikçi, Fizikçi, Buluşçu, Modacı, Desinatör, Filozof, Astrolog, Reformist, Atom Mühendisi, Astronot, Kozmik Bilimci, Gruplarla alakalı tüm işler, Sanatçı
Balık Burcu Çocuğu
Hüzünlü bir prenses ve prens kimliğindedir. Düşleriyle beslenen ve büyüyen bir çocuktur. İnanılmaz bir hayal dünyası vardır. Sezgileri son derece güçlü, insanlar hakkında verdiği yargılar doğru çıkan, gizli saklı hareket eden, siz daha neyin ne olduğunu anlamadan sizi minik oyunlarla kandırabilen, çok cana yakın ve sıcak tavırları olan, duygularını yüceltebilen ve öyle yaşayabilen, güzelliği dikkat çeken, gizemli duruşu olan, duyguları kolayca değişebilen, bir anı diğerine pek uymayan, aşırı duygusal, bağımlılıklarına çok düşkün olan, çabuk ağlayan, karar vermekte zorlanan, aktiflikten hoşlanmayan, uyumayı seven(en rahat uyuyan bebekler ve çocuklardır, ileriki hayatlarında da uykuyu çok severler), hayallerini gerçekmiş gibi anlatan ve yaşamaktan hoşlanan, inanılmaz öyküler anlatan ve başkalarını da bunlara inandırabilen, karşısındaki söylemeden onun derdini, hislerini çözebilen, hemence kaynaşabilen, uyum sağlamasını bilen, kendini üzecek bir şeyler bulabilen, bulunduğu ortamdaki her şarta boyun eğebilen, bir tepkisi diğerinin tam tersi olan ve bunlar arasındaki geçişi kolayca yapabilen, zengin bir iç dünyası olan, hareketlilikten hoşlanmayan, korunmaktan hoşlanan, aşırı ilgi ve sevgi bekleyen, insanlardan çabuk etkilenen, durup dururken trajik bir şey yaratabilen, başkalarına kolayca inanan ve sonra üzülen, hayal kırıklığı yaşadığında uzun süre toparlanamayan. Yetenekli olduğu alanlar: Psikolog, Ruhsal Danışman, Senaryo yazarı, Sanatçı, kahin, Medyum, Astrolog, Dekorasyon konusunda uzman, Sinema Sanatçısı, Doktor, Şair, Müzisyen, Dernek yöneticisi, Dert dinleyen, Reklam ve Tanıtım, Hayır işleri yapan, Ressam, Din Görevlisi, İç Mimari, Barış için ara bulucu.

17 Eylül 2017 Pazar

9 Yaş Tekrar

Pazar, Eylül 17, 2017 7
Canım oğlum, sürpriz yumurtam, karabiberim;

Taze bilgilerin ışığında her zaman en güvenli yolların yolcusu oğlum. Bir yıl öncesinden yolunu ışıklandıran ablanın izinden attığın her adımda farklı güzellikleri bize gösterdiğin için sana teşekkür ediyorum.

İyilikte, doğrulukta, dürüstlükte, çalışkanlıkta hep ulaşmaya hatta geçmeye çalıştığın bir ablanın seni çok geliştirdiğini düşündüm içten içe. Kendini göstermeyi seviyorsun, bunun için sınırlarını geliştiriyorsun.
Sabırlı ve azimlisin. İleride hedeflediğin bir çok şeyi gerçekleştirebileceğini düşünüyorum. 2,5 yıl istikrarlı bir şekilde satranç oynadın, çalıştın, dereceler elde ettin, ulusal, yerel bir çok turnuvaya katıldın. Sonra basketbol ilgi alanına girdi ve bu sene basketbol kursuna başladın. İlgi duyduğun her şeyin hakkını veriyorsun, başarmak için çalışmayı seviyorsun.

Temkinlisin, ailemize çok bağlısın. Babana, bana, ablana çok düşkünsün. Birimize bir şey olsa çok önemsiyorsun, sıkıca sarılıyorsun bize. Teması, öpülmeyi, koklanmayı çok seviyorsun. Sağlığına önem veriyor, sağlıklı beslenmeye çalışıyorsun. Sağlıklı olanı sevmeyi istiyorsun.

Elif' i çıldırtmak, bağırtmak, sinirlendirmek, gıcık etmek en büyük hobin :) Mütemadiyen çıldıran bir Elif' e maruz kalıyoruz, senin ise hiç sesin duyulmuyor. Elif olmadan nasıl sıkıcı bir hayatın olacağını ve onu çok sevdiğini sıkça dile getiriyorsun. Bunun dışında güzel, anlamlı bir iletişiminiz var.

9 yaşını bitiriyorsun bugün. Evin akıllı, uslu, güvenilir, anlayışlı çocuğu iyi ki aramıza katıldın, seni çok seviyorum, yeni yaşın kutlu olsun ! 

9 yaş Elif tık.


11 Eylül 2017 Pazartesi

Yumurta Meselesi

Pazartesi, Eylül 11, 2017 8
Tepe köydeki teyzemin evine giderken çok yorulmuş, su kenarında bir söğüt gölgesi ararken görmüştüm ilk kez. Gerisinde çok ağır bir yükü sürüklüyor, ağır ağır ilerliyordu. Yaklaştım ama ne taşıdığı şeyi seçebildim ne de yüzünü. Yoluma devam ederken hala aklımdaydı, kimdi neyin nesiydi.

İşim sattığım yumurtaların parasını teyzeme götürmekti. Kendisi artık yaşlanmış salı günleri pazara gelemez olmuştu. Hele ki bu Ağustos sıcağında. Annem demişti sevaptır yavrum diye. Bu yüzden Pazartesileri akşamüstü köye gidiş günümdü. Köyümüz kasabaya yaklaşık 6 km ama hep yokuş yukarı. Sonunda denizle buluşan nefes kesici bir vadi manzarası eşlik ederdi yoluma.
 Köye vardığımda teyzemi bahçede beni bekler bulurdum. Yüzünde yorgun bir gülümseme ile karşılardı beni. Parayı sayarak alır, yarısını geri verirdi, senin payın annene vermeyi de unutma diyerekten. Bu işi sevdiğimi bilir folluktaki son yumurtaları toplama görevini bana bırakırdı. Uyumaya çalışırken sabahki yorucu yürüyüşü ve kaç yumurtam olduğunu, kaç lira kazanacağımı hesap ederdim. 
Gün doğmaya 2 saat kala teyzem elinde kahvaltı çıkını ile gelir, uyandırırdı beni. İçi saman dolu şeleğe özenle istiflediği yumurtaları zayi etmeden pazara ulaştırmanın sorumluluğunu almış olmak beni hem gururlandırır hem endişelendirirdi. 

Sırtımda şelek yola düzülüp güneşin tam olarak yolun neresindeyken doğacağını hesapladım. Kahvaltı molasını tam da orada verecektim. Nereden bilirdim zebani gibi karşıma dikileceğini. Dev gibi cüssesi, yaralı çirkin yüzüyle karşı karşıya kalınca korktum. Yumurtaları çalacak sandım ama derdi o değilmiş. Benden süt istedi. Çıkınımdan teyzemin taze kaynattığı sütü çıkarıp verdim, içti büyük bir açlıkla. Kalan son bir kaç yudumu ise yere döktü. Eğilip yerden kaldırdığı bir bedeni bacağından sırtlayıp çeke çeke götürmeye devam etti.

Arkasından bakakaldım, korkudan şaşkınlıktan yerimden bir milim kımıldayamamıştım. Neydi sütün anlamı, neden bir kısmını o bedenin üzerine dökmüştü, neden yanıktı yüzü, dağlarda ne arıyordu? Üzerinden tam on yıl geçti etkisi hala dün gibi. Rüya mıydı, hayal miydi, gerçek miydi bilemedim hiç. Bir kaç arkadaşıma üstü kapalı anlattım, dalga geçtiler. İşte teyzemin yumurtalarını satmayı o gün bıraktım. 

4 Eylül 2017 Pazartesi

2017 Yazı

Pazartesi, Eylül 04, 2017 16
Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında Altınoluk' taydık :) Tabi tamamında değil ama Haziran sonuna, Eylül başına kıyısından köşesinden yetişerek orada toplamda biz 5 hafta geçirdik, çocuklar ise 6 hafta geçirdiler.

Anneannemiz, dedemiz, kuzenlerimiz, teyzelerimiz hatta en son bir kaç günlüğüne babaannemiz, halamız ile güzel anılar biriktirdik. Altınoluk bizim ikinci evimiz, ikinci adresimiz artık.
Her sene olduğu gibi havuz, deniz, aquapark, tekne turu, naturland, Akçay, Altınoluk, Ören Burhaniye gezileri, sabahları yaptığımız sonu denizle buluşan 5 km lik doğa yürüyüşleri rutindi. Farklı olan ve hafızalarımızda en çok iz bırakan, bize tatil içinde tatil yaşatan ise Taylıeli Köyü, Bozcaada, Çanakkale, Gelibolu gezilerimizdi.  
Çanakkale' yi çok sevdim. Çok yaşanılabilir buldum. İleride bir şehir değişikliği düşünürsem ilk aklıma gelecek yerlerden biri olacak.
Tabletler maalesef okulların kapanması ile hayatımızın vazgeçilmezi oldular. Çocukları suçlayamıyorum çünkü sanırım ben de telefon bağımlısıyım :( 
Ancaak :) Neyse ki hala kitap evlerinde keyifli vakit geçiriyor ve bol bol kitap okuyoruz. Ve neyse ki okulların açılmasına az bir zaman kaldı. 
 
Çocuklarla bu yaz geçen yıllardan daha fazla çatışma yaşadık. Çünkü kendi kararlarını kendi almak isteyen ve büyüme sancıları çeken bir sütlü çikolatamız ile çevresindeki tüm abileri kendine rol model alan ve tüm olumsuz yönlerini kapan bir bitterimiz var :) 
Bu yıla kadar şehitlikleri görmeyi ertelemiş çocukların biraz daha büyümelerini beklemiştik. Doğru yapmışız, hem duygusal hem fiziksel olarak gayet tatminkar bir gezi oldu. Bozcaada' nın tam olarak hakkını veremedik diye düşünüyorum. Pazar kuruluydu, müze kapalıydı, çok sıcak olduğu için kaleyi ve sokak aralarını çok iyi gezemedik. Ama dondurma ve kurabiyelerine bayıldık :) 
Güzel bir yaz tatili geçirdik şimdi ise maalesef işlerimize dönme ve okul hazırlıklarına başlama vakti :)
Bu sene Eren 4.sınıf, Elif ise 5.sınıf. Elif' in orta okula geçmesi ve yeni okulu beni heyecanlandırıyor. Umarım tüm çocuklar, veliler ve öğretmenler için güzel bir eğitim-öğretim yılı olur.
DEVAMINI OKU

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Çocuğuma Kaç Yaşında Akıllı Telefon Almalıyım?

Pazartesi, Ağustos 07, 2017 16
Kızım bu sene 5.sınıfa başlıyor. Artık onu okula elimizle bırakıp elimizle aldığımız günler geride kaldı. Bu sene ilk kez okul servisi ile tanışacağız. Hatta evden bizden sonra çıkıp, eve bizden önce gelmesi söz konusu.

Endişeli anne kimliğim hemen çalışmaya başlıyor; ya servis gecikirse ya da gelmezse, servisi kaçırır mı, eşyalarını toparlayıp evden çıkmayı becerebilir mi, servis kaza yaparsa ne olacak, anahtarıyla kapıyı açabilecek mi? İçimdeki sakin anne ise sıkıntı yok, serin kal, yapar diyor :) Tabi yine babaannemiz ile aynı apartmanda olmanın rahatlığı var.

Akıllı telefonlara olan mesafeli bakışımızla hafif bir flörtleşme başlıyor. Ondan her an haber alabilme olanağı gerçekten çok cazip. Orta öğretimde öğretmen olan iki ablam da artık internet paketsiz akıllı bir telefonu kullanabileceğini söylüyor. 

Uzman görüşleri için bir araştırma yapıyorum. 2013-2014 yıllarında yazılan makaleler 15-16 yaşı gösteriyor. Oysa yeni tarihli olanlar 11-12 yaşından önce alınmamalıdır diyor. Teknolojinin son yıllarda nasıl büyük bir hızla topluma nüfus ettiği anlaşılıyor buradan. Her geçen yıl uzmanların teknoloji ile tanışma yaşını biraz daha öne çektiklerini görüyorum. Tabi her durumda ihtiyacın hasıl olması ilk kriter. Yani çocuk bağımsızlaşmaya başlamış ise artık tek başına okula gidip gelmesi gerekiyor ve iletişim gerekliyse evet alınmalı. 

Sonunda kararımız bu sene kızıma sadece iletişim amaçlı akılsız-tuşlu bir telefon almak oldu. Zaten daha önce kendisiyle liseye geçince akıllı telefon alacağımız konusunda anlaşmıştık. Yalnız akılsız-tuşlu telefon bulmak o kadar da kolay bir iş değil, hiçbir teknoloji markette satılmıyor. İkinci ellerden ya da eş dosttan bulabiliyorsunuz. Bu nedenle hala elinizde çalışır durumda tuşlu telefonunuz varsa iyi saklamanızı tavsiye ediyorum. Gün gelip de birini çok sevindirebilirsiniz.
henüz dünyayı sanal olarak kucaklamaya hazır değiliz:)
Kızım; 'Ya ben bu telefonu çantamdan bile çıkartmam, ezik miyim ben, oyuncak mı bu anne' gibi sorular sorsa da, biz bu sorunu şimdilik çözdük gibi. En azından bu sene için öyle umuyorum :)

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Temmuz Bitmeden

Pazartesi, Temmuz 31, 2017 10
Koca bir ayın bitmesine saatler kaldı. Bu yaz rehavetinden sıyrılmak ne kadar da zor oysa. Yaz dediğin nedir ki; parlayan bir güneş, beyaz bulutlar, bolca deniz, geniş zamanlar ve biraz tembellikten başka...

Yaz dediğin karpuz ve kızartma kokusudur en çok, eline kitabını alıp başka dünyalara dalmaktır. Deniz kenarında midye, haşlanmış mısır yemektir. Yüzmektir, ki kendini doğayla en bütünleşik hissettiğin, tabiata karıştığın andır bu. Geç saatlerde komşulardan gelen okey taşlarının sesidir. İskeleden atlamak, bisiklete binmektir.
Bir akşamüstü güneş batarken doğan aya, elinde buz gibi bir bira ve bir yaz şarkısıyla eşlik etmektir. Balkon yıkamaktır her gün. Seni telaşa düşüren tek şey vardır yazları; o da güneş batmadan son bir kez daha yüzmenin telaşı.

Yazları gazeteni ekrandan değil gerçek gazete kağıtlarından okursun. Kahvaltıların hep pazar kahvaltıları gibidir. Çocuklar evi sadece yemek-duş ve uyku için kullanırlar pek ortada görünmezler yazları. Dinlenirsin, ruhun dinlenir..

İki haftacık bir tatil yapıp geldik ve saatlerimizi Ağustos' a kurduk. 

Not.Görsel internetten alınmıştır.
DEVAMINI OKU

23 Haziran 2017 Cuma

Temmuz' da Yine Geliriz

Cuma, Haziran 23, 2017 18
Bu sene okulların 9 Haziran' da kapanıp, 18 Eylül' de açılacağını öğrenince moralim bozuldu tatil hesabı falan yapmadım. Her sene ölçüp biçip ince ince planlarken, bu kez akışına bıraktım. Nasıl olsa ağzımla kuş tutsam izinle, yaz okuluyla, şunla bunla bu zamanı dolduramam. Hadi bakalım bir de böyle deneyelim.

Çocuklar ilk hafta etüte devam ettiler. Devam ettiler ama zorla, ay keşke evde olsak, hiç bir arkadaşımız gelmiyor, neden biz gidiyoruz, tatil oldu hala etüte gidiyoruz, bin bir şikayet. İkinci hafta ikisini evde bırakayım dedim. Babaanneleri aynı binada olunca gözüm arkada kalmıyor. Tabi ellerine tabletleri ve sınırsız interneti verince bir bitkiden farksız oluyorlar. Arada suyunu, besinini ver, kendi haline bırak. Tüm kış boyunca tablet yüzü görmeyen çocuklar, çölde su bulmuş gibi oldular.  

Ama bu kadar da serbestlik olmaz diyerek, makul miktarda günlük ödev, okuma listesi, test vermeyi ihmal etmedim tabi. Yalnız ayarı iyi tutturamadım sanırım, sabahları iş servisim daha hareket etmeden ödevlerini bitiriyorlardı. Sonrası malum. Gün içinde de haberleşebilmek için massenger' ı kullandık.
(ilk şaşkınlığım-her adımınızı yazabilirsiniz demiştin:)
İlk akşam saat beş buçuk gibi eve gelip iki müptela bulunca sordum: sizi tabletten kurtarayım mı yavrum? İkisi de bu soruyu bekliyormuş, pek sevindiler. Hiç bıkmayız sanıyorduk ama bıktık dediler. Ertesi güne kadar tabletleri kaldırdım. 
saatlere dikkat çekerim:)
5 günün sonunda kızım bir instagram hesabına admin olmuş. Oğlum five nights at freddy's in 2.sini bitirmiş. Şimdilik başarılarımız bu kadar. Akşamları da biraz bahçeye salıyorum, patendir, baskettir, topdur 1 saat hava alıp geliyorlar.

Baktım bu işin maliyeti yaz okuluyla boy ölçüşemez. Biraz fındık - fıstık - dondurma - bir kap yemekle halloluyor. Eğer böyle giderse bu yaz köşe olurum dedim, nabızlarını yokladım. Tatilden dönünce biraz daha kalırsınız dimi kardeş kardeş evde yavrum? diye sordum. Yok evde sıkılırlarmış, tablette gözleri bozulurmuş, yaz okulunda spor yapacaklarmış falan. Baktım birden doğrucu davut kesildiler, aferin yavrum dedim, aferin böyle akıllı olun siz :))) 
(atarlıyım giderliyim ama yufka yürekliyim
sen yine de cevabı çabuk yaz anne:)
Bayram ile birlikte iki hafta buralarda yokuz, hepinizin bayramını şimdiden kutluyorum. Dönüşte iki çocuğun bitmeyen yaz tatili temalı yazılarımız ile tekrar yayında olacağız :) 

Temmuz' da yine geliriz...



20 Haziran 2017 Salı

Çocuksuz Yaşam

Salı, Haziran 20, 2017 12
Küçüklüğümden beri iflah olmaz bir çocuk severim. 13-14 yaşlarında mahallenin çocuklarını eve getirip yıkayıp - uyutmuşluğum, yedirip - doyurmuşluğum çoktur. Annemle gittiğim misafirliklerde bebek varsa en çok benim kucağımda rahat eder, onu bir tek ben seve seve oyalayabilirim. Velhasıl çocuk sahibi olmak eskiden beri yaşamayı çok istediğim bir deneyimdi. Çocuk sevmemek, çocuksuz bir hayatı seçmek ise aklımın-dimağımın alamayacağı bir düşünceydi.

Çocuksuz hayatı seçenleri anlamaya başlamam çocuklarımın 9' lu yaşlarına denk geliyor. Onlar büyüyüp ben orta yaşın keyfini sürmeye başlayınca biraz gözlerim açıldı. Çevremde evli-mutlu-çocuksuz çiftler artmaya başladığında ise bu konuyu daha derin düşünmeye başladım. 
Yaşadığımız modern çağda, üreme içgüdüsünü ve 'her kadın bu duyguyu tatmalı' klişesini bir yana koyarsak, çocuk sahibi olmak; üzerinde uzun uzun düşünülüp karar verilmesi gereken, bütçe-zaman-enerji planlaması gerektiren önemli bir projeden farksız. 

Çocuk yetiştirirken verilen maddi-manevi büyük çabalar sonucunda ebeveyn olarak hedefimiz ayakları üzerinde durabilen birer yetişkin ortaya çıkarmak yani projenin geri dönüşü tamamen manevi bir doyuma dayanıyor. 

Hayatını böyle bir çabayla ve sonsuz endişelerle geçirmek yerine; tatillerini okulların açık olduğu döneme denk getirmek, çocuksuz otelleri tercih etmek, +13 mekanlarda sadece kendi sorumluluğunu taşıyarak eğlenmek istemek gayet tabi bir tercih olabilirdi. Bebek ağlaması sesi, aylar süren uykusuz geceler, kardeş kavgalarından uzak bağımsız ve dingin bir hayat saygı duyulası bir tercihti. 
Zaten dünya nüfusu inanılmaz bir hızla artıyor, içilebilir su kaynakları tükeniyorken, savaşlar, açlık bu kadar artmış, insanlardan kalben uzaklaşmaya başlamışken, Suriyeli çocuklar, terk edilen bebekler gözlerimizin önündeyken bile isteye dünyaya bir çocuk daha getirmek ne kadar mantıklı olabilirdi.

Kreş parası, özel okul parası, etüt parası, kurs parası, küçük bir servet değerindeki oyuncakları, her sene büyüyen ayaklarıyla birer para öğütücüsü olan çocukların hayatımızdan bir an için uzaklaştığını düşünelim. Hayalini kurduğumuz tatiller, yurt dışı gezileri, almayı planladığımız her şeye çok daha kolay ulaşabilirdik. Ayrıca örnek olmak zorunda olduğumuz çocuklarımız yoksa yaşam tarzımızda daha özgür tercihler yapabilirdik.
Düşünerek, hissederek, planlayarak çocuksuz hayatı seçen yetişkinlerin; yaygın kanının aksine çoğu insandan daha derin hisseden, daha naif, daha duygusal insanlar olduklarını düşünüyorum. Hele bizimki gibi çocuk aşığı bir toplumda onca baskıya ve sorgulamaya rağmen bu kararı alabilmek hiç de kolay değil. 

Bence artık evlenince çocuk sahibi olmanın, acıkınca yemek yemek kadar doğal bir süreç olmadığını hepimizin kabullenmesi gerekiyor. Anne olan kadının daha üstün, olmayanların ise eksik olduğu düşüncesi her gün daha çoğumuz tarafından sorgulanıyor. Anneliği tek başına bir meslek ya da bir sıfat olarak görenlerin sayısı giderek azalıyor. 

Yakın gelecekte çevremizde evlenmek istemeyen, evlenip de çocuk yapmamayı tercih eden, çocuksuz olup kedi-köpek beslemek isteyen insanları daha çok göreceğimizi düşünüyor, şimdiden hepsini saygıyla selamlıyorum :)


Tüm zorluklarına rağmen, çocuklu hayatı seçenleri yani kırmızı hapı yutanları ise sevgiyle kucaklıyorum :)))


Not: Görseller Pascal Campion

12 Haziran 2017 Pazartesi

Hayat

Pazartesi, Haziran 12, 2017 16
Teyzemi, annemin hayatta olan son kardeşini sonsuzluğa uğurladık. 92 yaşında 1 aydır yoğun bakımdaki yorgun bedeniyle (çoklu organ yetmezliği yani yaşlılık teşhisi ile) vedalaşırken, çocukluk hatıralarımda teyzeciğim ile yeniden buluştum.
Vesile ile memlekete bir günlük buruk bir ziyaret. 
20 yıldır görmediğim çocukluğumun kasabasına değil de bambaşka bir yere gitmişim hissi. 
Her yer o kadar değişmiş ki. Özellikle kıyı yolu. Bir deniz kenarı kasabasıydı bıraktığım, gördüğüm ise sanki denize kenarı olmayan bir yer. Denizi doldurup yol yapmak maliyet açısından harika bir fikir olabilir ama yerleşim yerlerini denizden çok uzaklaştırmış, mahvetmiş ve tüm özelliğini yitirmiş eski mahallem.
Köy yolu, mezarlık. 
Küçüklüğümde her köye çıkışımızda durup dualar edenler, bugün kaybettiklerimiz. 
Uzun yıllardır görmediğim kuzenlerim, kuzenlerimin çocukları, ağlamaklı gözlerle sarılışımız. 
Hep daha iyi vesilelerle buluşma dilekleri.
Ve iki günlük yolculuktan sonra sabah karmakarışık bir ruh hali ile gelip, yazdıklarım. 
Anı defterine ilave olan kırık dökük bir kaç fotoğraf.
DEVAMINI OKU

2 Haziran 2017 Cuma

Mezuniyet

Cuma, Haziran 02, 2017 25
Güzel kızım seninle her şey ilk, her şey yeni. Büyüdüğünü serpildiğini izlemek dünyanın en güzel hediyesi. Karakterinin evrildiği yer ne kadar üzse de zorlasa da bizleri sana bir birey olarak saygı duymamak, hayran kalmamak imkansız. Savunduğun doğruların var, mücadelecisin, hor görülenin, yalnız bırakılanın yanındasın, hak ettiğini düşündüğünün peşindesin, özgür ruhlusun, otorite-kural karşıtısın, haksızlığa tahammülsüzsün. Egonun, kıskançlığın, bencilliğin zerresi yok bünyende. Sevdiklerine karşı çok toleranslısın, empati kişiliğinin belirgin bir özelliği. 
Canım kızım seni zor bir hayat bekliyor. Bunu şimdiden görebiliyorum. Üzüleceksin, kırılacaksın, güveneceksin, ihanete uğrayacaksın, haksızlıklar göreceksin. Bunların yanında hayatın güzelliklerini de herkesten daha yoğun yaşayacaksın. Her ne olursa olsun biz hep senin yanında olacağız. 
Canım kızım yeni bir mezuniyet; 10 yıllık hayatına sığdırdığın 2.mezuniyet ve senin deyişinle bir son ama yeni bir başlangıç da aynı zamanda. Eğitimde kreş ve ilkokuldan sonra 3.dönemece adım atıyorsun artık. Eminim yeni okulunda da adın hep dürüstlükle, adaletle, başarılarla anılacak. 
Rotan dürüstlük, pusulan vicdanın olsun kızım, yolun açık olsun... 



31 Mayıs 2017 Çarşamba

Çorum Neydi?

Çarşamba, Mayıs 31, 2017 26
Çorum, Eren' in hasretine dayanamayıp hafta sonu için gittiğimiz bir Anadolu şehriydi.  
Günümüzden 7 bin yıl öncesine kadar uzanan bir tarihi olan Çorum’da, Hititlerin ilk başkenti Hattuşa bulunmaktaymış. Hitit uygarlığı Mısır Uygarlığı kadar eski ve zengin bir uygarlıkmış. Hititlerle Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Antlaşması metin tabletleri Boğazköy’de bulunmuş.
Çorum, hazır gitmişken ve Eren' in 3 saat süren maçlarından çıkmasını beklerken kaldığımız otele çok yakın olan Çorum Müzesini gezmek demekti.

Çorum Müzesi şu ana kadar gezdiklerim arasında çok özenli ve en geniş tarih aralığına sahip eserlerin sergilendiği akılda kalıcı güzel bir müzeydi. 
Müzeye yakın olan Çorum Kalesi de görmek istediğimiz bir yerdi. Müzeden kaleye doğru yürürken hala yaşamaya çalışan bir meslek olan bakırcılığın izlerini gördük.

Şehir merkezinde yer alan ve Selçuklu mimari özelliği taşıyan Çorum Kalesi’ne ait ilk yazılı belgeler M.S. 1571 tarihliymiş. 16 yy. da Çorum’a gelen Evliya Çelebi şehrin kıble yönündeki kalenin Sultan Kılıçarslan tarafından inşa edilmiş bir Selçuklu yapısı olduğunu söylemiş. Kale içinde hala kullanılan küçük bir cami ile konutlar yer almaktaysa da biz kale içine girişin bir yolunu bulamadık maalesef.
Çorum' da bir gece Anitta Hotel'de konakladık. Hava oldukça yağışlıydı. Yine de ertesi gün Çorum saat kulesini görebilmek için merkeze yürüdük.

Çorum saat kulesi şehrin merkezinde ve minare stilinde yapılmış. Beşiktaş Muhafızı Çorumlu Yedi-Sekiz Hasan Paşa tarafından 1894 yılında yaptırılmış. Ve hala çalışıyor.

Dönüşte ise gözümüze Kubbeli Camii çarptı. Caminin kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman yapıldığı bilinmiyor. Yalnızca 1883 tarihinde onarıldığını gösteren bir onarım kitabesi varmış. Kare planlı caminin üzeri kubbe ile örtülmüş. Bu cami ile saatin duvarları sarı köfeki taşındanmış. Çok güzel bir uyum içerisinde ikisi de :) 

Çorum neydi, leblebilerimizi alıp güzel anılarla döndüğümüz tarihi bir şehirdi :) Ayrıca Çorum, sırf Eren' i görmek için gittiğimiz ama Eren' in takım arkadaşlarından hiç ayrılmayıp yüzümüze bile bakmadığı, gayet de kendi başının çaresine bakabildiği ve neyse ki gezilecek görülecek yerleri olup da bizde iyi ki de gitmişiz izlenimi bırakan güzide bir şehrimizdi :))))
DEVAMINI OKU

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kısa Mola

Çarşamba, Mayıs 24, 2017 15
Geçen yaz olduğu gibi üç günlük tatilde Antalya' da kısa bir mola verdik. Erken rezervasyon otelleri iki çocuklu aileler için avantajlı oluyor. Aslında ben yazlıkçıyım, otelde uzun kalmak istemem ama üç gün için keyifli. 
Geçen yıla göre hava serindi, çocuklar kapalı havuzlarla bir süre idare ettiler. Bu tatilin bizim için en güzel tarafı kardeşler ve kuzenler buluşmasıydı tabi. 
Birbirlerini çok seviyorlar. Büyüyorlar ve onlar büyüdükçe tatillerde kendileriyle daha az görüşür olduk. Sadece haber veriyorlar ve gidiyorlar. 
Dönüşümüz biraz hüzünlü oldu. Çünkü Eren bizimle sadece bir gece kalıp, takım turnuvası finalleri için Çorum' a gitti. Bu ilk ayrılışımız biraz buruk, biraz hüzünlü. Anneanne ve babaanneden büyük fırçalar yesek de antrenörüne ve kulübüne güveniyoruz. Büyük deneyimlerle dönecek eminim.  
Eren' le detayları konuşmak için fırsatımız olmamıştı. Erkenden de uyuyunca ona bir mektup yazdım. Bu mektup da anılarımızda yer alsın istedim.

DEVAMINI OKU

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Ben Seninle Başarısızlığa da Varım!

Pazartesi, Mayıs 15, 2017 17
Efsane Behzat Ç. dizisinden zihnime kazınan; Cemal Süreyya' nın 'kim istemez mutlu olmayı, mutsuzluğa da var mısın?' sorusuna cevaben: 'biz de mutsuz oluruz, ben seninle mutsuzluğa da varım' cümlesi. 
Başarıyla, temelsiz öz güven ile şişirilen çocuklarımız. Her çocuk en az bir enstrüman çalacak, en az bir yabancı dil bilecek, bir sportif, bir sanatsal hobisi olacak, başarısız çocuk yoktur, iyi yönlendirilmemiş çocuk vardır :) sloganları ile bangır bangır bağıran özel okullar. Koşturan, kendini paralayan ebeveynler. Hangi özel okul, hangi kurs, hangi özel hoca araştıran, çocuklarına şoförlük yapma uğruna hafta sonlarını bloke eden, arkadaş yüzü göremeyen anne-babalar.

Madalyalar, başarı belgeleri, takdirnameler, not ortalamaları, kupalar, sertifikalar, katılım belgeleri ile dolu evler. Okulda sınıf temsilciliğine, kursta takım kaptanlığına seçilen, halk oyunları ekibiyle farklı şehirlere giden, yarışmalara, maçlara çıkan yüzlerce çocuğumuz. Gururdan, sevinçten ayakları yerden kesilen bizler.

Hiç sordunuz mu kendinize başarısızlığa da var mısınız? Biz de başarısız oluruz yavrum, ben seninle başarısızlığa da varım, diyebiliyor musunuz? Herkes başarılı olacak diye bir kural yok, ben seni her türlü severim, sen de başarısız ol ne çıkar. Sağlıklı ol, mutlu ol, neşeli ol, heyecanlı ol. Koşalım birlikte, top oynayalım, yüzelim, tatillere çıkalım, geyik yapıp gülelim. İlla herkesin yaptığını yapacaksın diye kim söylemiş, kim demiş başka çare yok diye, teog-üniversite sınavı tek çıkış kapısı diye. Bir çaresi bulunur elbet canım, ne çıkar biz de başarısız oluruz, ben seninle başarısızlığa da varım :)))

14 Mayıs 2017 Pazar

Uçan Çay Poşeti - Kola Mentos

Pazar, Mayıs 14, 2017 6
Uçan Çay Poşeti
Deney için gereken malzemeler:
-Poşet çay
-Çakmak
-Makas
-Zeminin zarar görmemesi için tabak
Deneyin yapılışı:
Çay poşetinin iplik olan ucunu makasla kestik. Poşetin içindeki çayı boşalttık. Çay boşaldıktan sonra, poşeti iki ucu açık silindir bir boru haline getirdik. Silindir şeklindeki çay poşetini dik duracak şekilde çay tabağının üzerine koyduk. Daha sonra poşeti üst tarafından yaktık. Poşet neredeyse tamamen yandığında kalan kısım birden havalandı. Gerçekten çok heyecanlı bir an :)))

Açıklama:
Okul çağı çocuklarına sebebini açıkladık :) Kağıt boru yandıkça içindeki hava genişler ve yukarı doğru yükselir. Kağıt da yandıkça hafifler ve bir yerden sonra hava akımının kuvveti kağıdın ağırlığına üstün gelir. Bu aşamada kağıdın kalan kısmı yükselmeye başlar, aynı sıcak hava balonlarında olduğu gibi. 

Kola Mentos
Deney için gereken malzemeler:
-Mentos şeker(meyveli veya naneli) – 4 adet
-Diet Kola veya Zero– (1 lt yeterli)
-Kola kapağını delmek için bıçak
Deneyin yapılışı:
Kola şişesinin kapağına bıçakla artı şeklinde küçük bir kesi yaptık. 4 adet mentosu şişenin içine atarak hızla kapağı kapattık. Deneyi yaparken ortalık batmasın diye banyo küvetini tercih ettik :) Baya bir tazzikli, şişe bitene kadar süren fışkırmayı keyifle izledik.

Açıklama:
Bunu çocuklara açıklamak epey zor ben bile sebebini tam anlayamadım :) Ama kitabi bilgisi var: 
Sert ve delikli yüzeyi olan Mentos, diyet kola şişesinin içine atıldığında, su meloküllerinin çekim gücü yok oluyor ve hızla köpük oluşuyor. Mentos içindeki “Akasya sakızı” suyun yüzey gerilimini hızla düşürüyor. Yüzey geriliminin hızla düşmesine diyet koladaki tatlandırıcı madde aspartam, ekstra katkı yapınca, hızlı köpürme ve tazyikli fışkırma gerçekleşiyor.

İki deney de evde kolaylıkla yapılacak türden, denemediyseniz deneyin, özellikle uçan çay poşeti çok eğlenceli :)))


5 Mayıs 2017 Cuma

Yeşil Mercimek Çimlendirme

Cuma, Mayıs 05, 2017 10
Doğanın içindeki sonsuz mucizelerden biri de bir tohumun çimlenmesi. Artık yeşil mercimeklere bakışım değişti. Onlar içlerinde hayat ve büyüme potansiyeli barındıran birer canlı :) Sevgili Derya' da gördüm ilk olarak, sonra gözat dediği yere göz attım ve mikro herküllerle işte böyle tanıştım.
1-Bir bardak yeşil mercimeği güzelce yıkayıp temiz bir kavanozda tamamen suyun içerisinde 1,2 gün bekletiyoruz. Kavanozun kapağı yerine tülbent tipi bir geçirgen bez kapatıp lastikliyoruz.
2-Yavaştan filizlenmeye başlayınca artık kavanoza günde 2 kez su doldurup boşaltıyoruz. Bir çeşit sulama şeklinde düşünülebilir.
3-Bu şekilde 4,5 gün filizler istediğimiz boyuta gelene kadar sulama işlemine devam ediyoruz.

Çocuklar için de benim için de mercimek filizleri yetiştirmek farklı bir deneyimdi.
Ve sonuç :) 
Salatadan yemeklere, kısırdan çorbalara çiğ ya da haşlayarak her şekilde tüketilebilecek mikro herkülleriniz hazır. Faydaları ise saymakla bitmiyor. Buraya da göz atmanızı önerir, sağlıklı günler dilerim :) 




1 Mayıs 2017 Pazartesi

Dön Dünya

Pazartesi, Mayıs 01, 2017 10
Bir eğitim kaçamağı. Çok az bildiğim ama her seferinde beni büyüleyen bir şehir İstanbul. Beş günlük eğitimin sadece yarım günlük serbest zamanına sığdırabildiklerimiz :)
Ardından ailemle birlikte bir masal diyarına Amasra' ya gitmek iyileştiriciydi.
Kuş Kayası Yol Anıtı, Bakacak Seyir Tepesi ile Amasra' ya giriş yapmak, bir kitabın arka kapağını okumak gibi.
Sonrasında Amasra Kalesi ve Ağlayan Ağaç. Ağlayan ağacı hepimiz çok merak etmiştik ama ağaç ağlamıyordu :) Yine de oradaki kafede soluklanıp, bir çay eşliğinde manzarayı izlemek çok güzeldi. 
Küçük Liman, Büyük Liman, Tavşan Adası' nı 40 dakikalık mini tekne turu ile izlemek güzeldi, tavsiye ediyorum.

İstanbul' da da Eminönü' nden kalkan boğaz turları şehrin azameti, dokusu ve İstanbul hakkında duyduğum tüm yerlere toplu bir bakış için harika bir deneyimdi, bir Ankara' lı olarak demeden geçemeyeceğim.
Fatih' e, Amasra' yı fethetmek üzere yola çıktığında Bakacak Tepesindeki manzara karşısında hocası Akşemseddin'e "lala lala çeşm-i cihan bu mu ola" sözlerini ettiren bu güzel şehri çok ama çok sevdim. Mengen Devrek arasında yeşilin her tonunu gördüm. İnkumu Plajı görülesi ve güzeldi. Çocuklarla kolay hareket etmek neredeyse yetişkinlerle olan gezilere yakın bir tecrübe yaşamak ayrıca umut vericiydi :) 
DEVAMINI OKU