Rekabetçi Eğitim Direnişi

Okul öncesi dönemde konuşmak çok kolaydı. Çocukları yarış atına çeviren bu sistemden uzak duracaktım. Ödev de neymiş, ister yapar ister yapmaz. Aslında okul da olmasa, öyle tek tip, göze girmeye çalışan, kendileri olamayan çocuklar oluyorlar. Hele en nefret ettiğim sınavdan kaç aldın, en yüksek kaçtı, 100 alan var mı gibi sorulara asla muhatap etmeyecektim ben çocuğumu. Evet okula gidecekti mecbur ama okul dışında test çözmekmiş, kitap okumakmış zorlamayacaktım. 'Şu çocuklarınızı bir rahat bırakınız sayın veli arkadaşlarım. Çocuklar bir nefes alsınlar, bak test çözmekten top oynamayı öğrenememiş. Okuldur, etüttür, kurstur koşturmaktan eve bitap geliyor yavrucak' şeklindeki eleştirilerimi her ne kadar dillendirememiş olsam da bolca içimden geçirdiğimi itiraf etmeliyim o dönemler.

Kızım 1.sınıfa başladığında tam da bu kafadaydım ben. Sınıfında sular seller gibi okuyan çocuklar vardı. Alem e.l.a.t çıkmazındayken, onlar hikaye kitabı bitiriyorlardı. Azcık gösterivereydim şu kıza da eziklenmeseydi diye aklımdan geçmedi değil. Ertesi sene oğlum 1.sınıfa başlarken tecrübeli veli olarak bir sessiz harf ile bir sesli harfin nasıl birleştirileceğini öğrettim. Okumayı ilk sökenlerden oldu sayemde. O sıralar şunu anladım 4 yaşındaki çocuğa da öğret okumayı öğrenir kardeşim, 'kendi kendine öğrenenleri tenzih ediyorum' bunun zekayla ilgisi yok.

İlk etabı atlattıktan sonra herkesi bir kurs telaşı aldı. Grup oluşturalım çocuklara ingilizce dersi aldıralım. Şuraya yüzmeye yollayalım. Burada bale var piyano var, DOB sınavları varmış oraya sokalım, şu seçmeler varmış oraya götürelim. Sosyal etkinliklerin yanında bir de akademik veliler var: 'Biz Morpakampüs, Okulistik' e üyeyiz. Her gün oradan ders tekrarı yapıp, test çözüyoruz' 'Zambak, Coşkun, Güvender bunlardan uzak dur, Tudem testlerinden almalısınız' 'Bursluluk sınavlarına hazırlanıyoruz, Bilsem' den ilk aşamayı geçtik' 'Tudem ortak sınavlarında çocuğum okul birincisi oldu' ...

Koyup şapkayı önümüze düşünme vakti gelmişti. Biz ne biçim veliydik allasen. Millet çocuğunu dört dörtlük yetiştirmek için paralansın; biz hafta sonları arkadaş buluşmaları, avm gezmeleri, parklar, bahçeler,gezmeler, tozmalar, evde pişti, tombala partileri. Bir hobileri olamayacaktı bu gidişle çocukların. Hem okul dışı dersleri takviye etmezsek okul başarısı da sürdürülebilir olmazmış, evde ders çalışma alışkanlığı verilmeliymiş... 

Rekabetçi eğitim sistemi karşısında çok kararlı bir şekilde çıkmış olduğum pasif direnişi, bu sene başında sonlandırdım arkadaşlar. Baskılar beni yıldırdı, çözüldüm, eğitim sistemi beni içine çekti, çarkının dişlilerinden biri yaptı ve öğüttü. Artık ben de sistemin bir parçasıyım.
Çocuklarım eve gelince bugün neler öğrendiniz, sınav oldunuz mu, ödevlerinizi yaptınız mı diye soruyorum. Morpa üyeliği aldık, Tudem test kitaplarımızı aldık. Tableti toptan yok ettik, kaldırdık ortadan. Hafta sonlarına birer hobi kursu koyduk. 'Ohh be ilgili, bilinçli anne-baba olmanın huzuruna, mutluluğuna eriştim' dememi bekliyorsanız çok yanılıyorsunuz. Malesef bu kez de başarı odaklı ebeveyn olma korkusu sardı beni. Zavallı çocuklara yeterince serbest zaman bırakıyor muyuz acabalar, sabahtan akşama okuldalar bir de hafta sonlarını bloke ettik diye hayıflanmalar, yaz geliyor bu kursları sonlandırsak mı diye düşünmeler, eğitim-eğlence dengesini ayarlayabiliyor muyuz demeler, çalışan anne-baba olarak bize de yazık biz de bu sene hiç arkadaş yüzü göremedikler...

Zaten neydi, tek bir doğru yoktu. Ve ben ne yapıyordum, anneliğin çıkmaz sokaklarında yolumu arıyordum. İnşallah bulacağım arkadaşlar, direniş bitti ama etkileri devam ediyor.

not: inşallah odtü' ye gireceğiz, göbekler zaten orada :))



Share on Google Plus

Anne Kaleminden

Yazmak hayatımın her döneminde kendimi ifade edebildiğim en iyi yöntem oldu ve şimdi çalışan iki çocuklu bir annenin arta kalan zamanlarında biriktirdiklerini yazarak paylaşmaya çalışıyorum.

28 yorum:

  1. İnanılmaz! Bu aralar ciddi düşünme konularım bunlar. Nasıl da her zamanki gibi bam telimden yazmışsın Nihancım, pes doğrusu.

    Bu işin bir doğrusu olmasa da pek çok yanlışı var gibi geliyor bana henüz 1. Sınıfa gidiyorken kızım. Oğlumsa 5 yaşında ve hiç okula maruz kalmadı. Şu an içtenlikle okul olayının tam anlamıyla bir saçmalık olduğunu düşünüyorum ülkemizde. Allah öncelikle bu sisteme maruz kalmak zorunda olan çocuklarımızı, sonra da biz ebeveynleri korusun der, seni yakından takibe devam ederim : ) sevgiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke canım ne biz veliler ne de çocuklarımız bu sisteme maruz kalmasak. Ama gelecek kaygısı ensemizde. Tek isteğimiz çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durabilen birer yetişkin olduğunu görebilmek...

      Sil
  2. Canim sanirim bende o carka tam kapilmamis, ama kapilma asasinda olan bir anneyim. Bu seneki bilsem sinavina oglumu sokmadim diye bana ogretmen ve diger veliler ilgisiz anne gozuyle baktilar. İnsan ister istemez ogretmen ve diger veli baskisi ile maalesef bu sistemden ne kadar elini kacirsada kolunu kaptirmaktan kurtulamiyor.
    Allah evlatlarinizin sonunu hayirli etsin
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çarka kapılmakla kapılmamak arasında ince bir çizgideyiz :))) Bilseme oğlumun öğretmeni kayıt yaptırmış, Tudemin ilk sınavından kaçtık da ikincisine girdi kızım. Dediğin gibi bi yerden kaçsak diğerine yakalanıyoruz.

      Sil
  3. bende eşimde bu çarka kendimizi kaptırmadık bizim oğlan 4.sınıfa gidiyor ama çarka kapılan bizzat kendisi. Test çözmeliyim, sınıfın ilk 5 inde olmalıyım, daha çok kitap okumalıyım, 90 ın altında almamalıyım vs vs hayretler içerisinde izliyoruz bazen biz ki oğlum sınavdan kaç aldın diye bile sormayız çünkü fırsat vermez Yağız okuldan cebimi arayıp sonuclarını iletir. Bende e-okuldan takip ederim. Diyeceğim o ki sınıf ilerledikçe ebeveynler çarka kendi kaptırmasa da çocuklar ister istemez birer hırs makinasına dönüyorlar. Eğitim sistemine edeceğim çok hakaret dolu söz vardı bir işe yaramıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşah :)) Senin oğlan ideal öğrenci bu sistem için :) Ben tüm çocukların aynı olduğunu düşünmüyorum. Senin çarka kapılmana gerek yok, oğlan sorumluluğunu biliyor :)))

      Sil
  4. O kadar çok düşünüyorum ki yazdıklarınızı. Ben Bilge' yi okuldan çok önce sanat gruplarına götürmeye başladım. Ne isterse, ne severse itiraz etmeden götürdüm. Yetişmesinde çok katkısı olduğunu da düşünüyorum. Sonra okul başladı bu sene 4. sınıfta, kendi sınıfındakilerle doğru düzgün bir paylaşımı yok. Yalnız olmaktan şikayet ediyor. Ama hayatında müzik gibi, resim gibi güzellikler var. Onlarla uğraşırken keyif aldığını görmek benim için yazılıdan alınmış 100 den daha kıymetli. Geçenlerde öğretmen aradı ödevlerini eksik yapıyor diye. İnan gönül rahatlığıyla " bu sizin ve Bilge' nin çözmesi gereken bir sorun" dedim. Zaten günün büyük bir kısmını okulda geçiriyor, o sorumluluğu kendisi almalı diye düşüncemi söyledim. Telefonu kapattığımda uzun süre kulaklarım çınladı:))) neyse çok uzattım, sanırım bu kaygılar içimizde hep olacak, sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir cevap vermişsiniz. Ben açıkcası ödevleri takip ediyorum ve yapmalarını sağlamaya çalışıyorum. Ders dışı etkinliklere hobi kurslarına da çok sıcak bakıyorum. Gerçekten fark yaratıyor çocuklar üzerinde. Hele keyifle gisiyorlarsa tadından yenmiyor ama burada da velilere görev düşüyor gibi. Hafta sonu özgürlüğünden ödün verip onları kurslara götürmek biraz yorucu oluyor çünkü.

      Sil
  5. Bence ilk düşündüğünüz doğruymuş, kendi çocukluğumu hatırlıyorum, yoktu böyle şeyler yazdığınız tudem, dob, gazetelerde rastladığım yls, teog vs. hepsi bana yabancı hiçbirinin ne anlama geldiğini bilmiyorum (hatta Perilerin Armağanı senaryosunda kafadan atmıştım da, sağolsun Handan o sınava lise sonlar girmez:) diye beni düzeltmişti.)
    Çünkü yoktu 1965'li yıllarda öyle şeyler ve biz çocukluğumuzu şu çocuklara göre daha rahat, yarış atı olmadan geçirdik, biz üç kardeşiz, üçümüz de düz lise denen liseye gittik. :) hiçbirimiz dersaneye gitmedi, o zamanlar bilmezdik öyle şeyler, hobi de zaten kitaplar, çocuk dergileri bolbol vardı ne gerek var?:) Zorla hobi olmaz ki:) Dahası çocuklar kendi başlarına kendilerine hobi bulabilirler, (yalan olmasın ilkokulda mandolin kursu açıldı okulun içindeydi ona gittim ama zorla sayılmaz severek gittim). Abim kendi kendine hobi buldu mesela, telsiz yapmaya özendi, o uğurda minik pilli radyoyu haşat etti:)))bu hobiyi nasıl bulmuştu inanır mısınız TV yok o yıllarda sinemada seyrettiği 007 filmlerinden:))ajanlık oynama merakından çenem düştü ama konu önemli diye yazmak istedim:)
    Keşke tekrar 1965 in eğitim sistemine dönülse...çocukları rahat bıraksak...:(
    ne diyeyim ki...sistem çok kötü, o çarkın içine düşmek de kötü..:( acilen çözüm lazım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız bizim çocukluğumuzda da rekabet yoktu bu kadar. Dediğiniz gibi annemiz bize ders çalış demedi. Ama tüm kardeşlerim ve ben düz liseye gidip birer üniversite kazanabilmiş, iş sınavlarına girip iş sahibi olabilmiştik. Şimdi ise bu işler biraz daha zor gibi geliyor bana. Bu konuyu önemseyen ailelerin sayısı arttı ve aileler çocuklarının iyi eğitim almasını daha çok önemsiyorlar. Hobi konusuna ben de katılıyorum zorla olacak bir durum değil bu. Önemli olan çocukların ilgi ve yeteneklerine göre onları doğru bir şekilde yönlendirebilmek sanırım. Ah ahh bir çözüm olsa keşke bir o tarafa bir bu tarafa kayıyor benim de düşüncelerim :))

      Sil
  6. Sizin paylaşımlarınızı okudukça "bizi neler bekliyor" diye düşünmeden edemiyorum... Eğitim sistemi o kadar fena ki, neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Bilge'nin annesi SEvda süper yapmış yalnız, ödev işinde bu cümleyi ben de kendime not ettim, yeri gelince/gelirse söyleyeceğim :)
    Başarı odaklı ebeveynlik gibi de görmedim sizin tarzınızı. Biraz orta yol gibi gördüm açıkçası. Çocuğa özgürlük alanı da bırakan :) Sevgiler çokça

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orta yolu tutturmaya çalışıyoruz ne kadar oluyor bilmiyorum tabi. Çevremdeki aileleri görünce hatta kesinlikle başarı odaklı hırslı ebeveynler olmadığımızı söyleyeblirim. Tamamen boş vermek de olmuyor ucundan kıyısından ilgilenmek gerekiyor. Zor bir denge, sizin daha çok vaktiniz var keyfini çıkarın :)))))

      Sil
  7. Haha. Not u okudum koptum. Biz de oraya gömdürdük. İnşallah ne diyelim.
    Şu bir gerçek hepimiz aynı kaygıları yaşadık. Bilsem sınavına tesadüfen girdik. Öğretmenimiz doldurmuş formu. Sınava gir tadını çıkar dedik. Rahat ol bizim için önemli olan sensin.
    Hafta sonu resim kursuna gidiyordu, çok sevdiği için. Şimdi bahar geldi onu da rafa kaldırdık. Yabancı diline yardım etmek bildiklerimi öğretmek istiyorum, hangi ara olacak bilemiyorum.
    Vel hasılı kelam her yazdığının altına +1 yazıp imzalamak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nilhancım evet orada :))Vakit bulabilmek gerçekten zor. Çalışmayan maddi kaygısız bir anne olsaydım daha fazla ilgilenebilirdim diyorum bazen, bazen de bu daha iyi çocukları çok bunaltırdım belki o zaman diyorum. Öyle işte gel-gitler içindeyim :))

      Sil
  8. Duygularıma tercüman olmuşsun arkadaşım...
    Ben de sisteme kenarından bucağından giriyorum artık ve bundan korkuyorum...
    Bu sene o kadar problem yaşadı ki Oytun okulda, kendimi suçlu hissettim. Çocuğumu ötekileştirdiğimi ve yalnızlaştırdığımı bile düşündüm, ne kadar korkunç bir his bir anne için...
    Başarısızlık değil korkum, elbet bir gün yollarını bulacaklar bu çocuklar... Ama etrafımda bıtbıt o kadar anne varki... 5. sınıftayız ve eve özel hoca getirtiyorlar düşün :/ Ben yapamıyormuyum, yanlışmı düşünüyorum diye sorguluyorum kendimi sık sık...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 5.sınıfta özel hoca ha... TEOG hazırlığı sanırım. Yalnız en etkili ve başarı sağlayan eğitim metodu birebir dersmiş :)))) Benim anne-baba emekli öğretmen. Ve 4 kardeşim hepsi öğretmen. Ve çocuklarını da çok özenli büyütüyorlar. Onlardan aldığım duyumlar bu şekilde :) Ama 5.sınıf çok erken ya 8.sınıfta ne yapacak bu çocuklar...

      Sil
  9. Ne güzel yazmışsınız. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Kızım şu an 5. sınıfa gidiyor. Ama ben hala hafta sonlarını serbest geçirmesi için elimden geleni yapıyorum. Zaten çok fazla ödev veriyorlar. Testler, ödevler derken çocuk nefes alamıyor. Ama sizin gibi, kötü mü yapıyorum diyorum. Bir kez çocuk olacağını aklımdan çıkartmadan, orta yolu bulmaya çalışıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hangi yola gidersek acaba doğru mu yapıyoruz diye kendimizi sorguluyoruz anne olarak. Bazen öğrenciliği bir meslek gibi görmek lazım diyorum bazen de çocukluk döneminin asla geri gelmeyecek dinamik, hür bir dönem olması gerek diyorum. Denge kurabilmek çok zor.

      Sil
  10. Kızım iki yaşında ama şimdiden düşünüyorum bu konuları. İnşallah okul dönemi gelene kadar bir çözüm bulurum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohoo daha düşünmeyin siz bunları daha çok var :))) Tadını çıkarın ödevsiz testsiz sınavsız günlerin :))))

      Sil
  11. Aynen katılıyorum her sene değişen sistem veliler ve çoçuklar arası yarış evlatları bunalmasın diye onlarla bir eve kapanıp ders çalışılırken meyveler pastalar çaylar hazırlayan anne babalar sınav heyecanına kapılma sonuç hep aynı bizde geçtik bu yollardan 8 yaşındaki torunumda geçiyor yanlış düzeltilmeli çocuklar yarış atına dönmemeli sizi sonsuz destekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle el yazısını kaldırılmasını çok isterim yeni başlayan çocuklar için. Çok zorluyor çocukları. Ve ilkokulun tekrar 5 yıla çıkarılmasını çok istiyorum. Umarım olur ben evrene göndereyim isteklerimi :) Torununuz oğlumla aynı yaşta sanırım 2.sınıf. O kadar önemsiyoruz ki başarıyı sonuçta dediğiniz gibi çocuklar sınav esnasında heyecana kapılıp bildiklerini de yapamıyorlar bazen. Ama başa dönüyoruz gelecek kaygısı gelecek kaygısı... Teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için :)

      Sil
  12. Kızım 3 buçuk yaşında ve sizin gibi bu kahrolası sistem denilen kara deliğe direnmek istiyorum. Bu hayat ve hayal dolu bücürleri birer robot haline gelmesine karşıyım. Yazdıklarınızı okuyunca az da olsa umudum erimeye başladı, bu veli baskıları artı okul artı öğretmen artı çocuğun çevresi ve kendini yetersiz hissetmeleri bunu imkânsız kılıyor. Yazıklar olsun bu sistemi uygulayanlar!
    Yazınız için teşekkürler, sizi takibe aldım öğrenecek çok şey var...
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef keşke bir çıkış olsa, yok değil elbette alternatif eğitim sistemi uygulayan bazı okullar var özel okul statüsünde. Onları da araştırmanızı öneririm nacizane :) Teşekkürler...

      Sil
  13. ayyy hadi işallah olur odtü o zaman madem göbekler orda, ne güzel okul, kardeşim ordan mezun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğrenmek için daha çok bekleyeceğiz :))

      Sil
  14. Canım ya bir de burayı görsen. Küçük şehirlerdeki veliler tam bir çılgın. Ben de senin çocuğun okula başlamadigi yıllar modundanyim şu ara. Kreste ezberletmeye çalışılan şiiri bile evde hiç calistirmadim. Niye 4 yaşında bu kadar zorlansin diye. Gel gor ki bütün arkadaşları sular seller gibi okuyup bizimki okumayınca çok üzülmus. Bu ne hırs arkadaş. Harf öğreten veliler var. Ama kabul etmeliyiz ki çoğunluğa tabi olmak zorundayız. Bu sefer de cocuklarv ezik oluyor;) eksik hissediyorlar, bu nasıl değişecek bilmiyorum. Bu sistem ve velilerdeki bu mantik nasıl degisecek..

    YanıtlaSil
  15. Bloğunuzu tesadüfen keşfettim ve yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. Kızım bu yıl TEOG'a girdi, oğlum 4. sınıfta. Kızım hep örnek bir öğrenci oldu bizi hiç karıştırmadan her zaman sıralamalarda ilk ikide. her şey iyi giderken, okuldaki öğretmenleri sınavda full çıkarma adına çocuğu elimizden aldılar resmen. Bize hiç söz hakkı bırakmadan, çocuğun aklına girerek müthiş bir tempoya soktular. Bize sadece hafta sonu kursa götürüp alma kaldı. Ben sadece lise sonda onun dörtte biri kadar çalışıp ODTÜ'ye kimya müh. ne girdim, bizimki daha liseye girme telaşında. üç yanlışı var diye karalar bağladı, sakinleştirmek bize düştü. Oğlum ise tam tersi. Deneyimli anne olarak her şeyini düzenlemek istiyorum ama pek işe yaramıyor. bıraksan ne ödev ne ders. İşin ilginç yanı ikisinde de ne yaparsak yapalım sonuç pek değişmiyor. Onların kendi hayat görüşü ve acımasız bir sistem içinde kurban rolleri var. yorulan biz oluyoruz. O yüzden kafanızı pek yormayın, çünkü ne çocuklarınız, ne de öğretmenleri sizi dinliyor. Şikayet ettiğinizde sadece "sistem bu, ayak uydurmak zorundayız" diyorlar. Bir yıl önce ya da sonra eninde sonunda bulaşıyorsunuz.

    YanıtlaSil

haydi söyle :)