nehir

NEHİR | ANKARA DT
1 perde | 1saat
Yazan : GÜLŞEN KARAKADIOĞLU | 
Yöneten : VACİDE ÖKSÜZCÜ

1980'li yılların başında iki kadının kesişen yolları...
Yakın tarihimizde yaşananlar, bu iki kadının dostlukları çerçevesinde anlatılıyor. 12 Eylül'ün insanlarda yaptığı tahribat, yaratılan korku ortamı ve bu ortamda hissedilen derin çaresizlik...

Not:
2013-2014 Sanat Kurumu En İyi Oyun Yazarı Ödülü Gülşen Karakadıoğlu
2013-2014 Direklerarası Seyirci Ödülleri En İyi Oyun Yazarı Ödülü Gülşen Karakadıoğlu

OYUNCULAR : İCLAL SEPER - ÖZLEM GÜR



nehir' i ılık ve yağmurlu bir akşamüstü, ankara yavaş yavaş sonbahar renklerine teslim olurken, ulus' taki 60 koltuklu oda tiyatrosunda izledim. oda tiyatrosunun atmosferi çok farklı. oyuncularla iç içesiniz nefeslerini hissedebiliyorsunuz. tabi onlar için de zor olmalı. izleyicinin en ufak kıpırtısını bile fark ettiklerine eminim. 

oyunun ana konusu 80 darbesi ve sonrasında yaşanan korkunun bireyler üzerinde bıraktığı psikolojik izler. geceleri işkence kabuslarıyla uyanan, her zaman takip edildiğini, izlendiğini düşünerek güvercin tedirginliğinde boğaza karşı küçük ama asil bir evde tek başına yaşayan nehir' (özlem gür) in hayatına iki aylığına giren bir ev arkadaşı. ev arkadaşı(iclal seper) ile kurdukları iletişimde geçmişlerinde kesişen yolları. ankara' da aynı dönemde aynı yerde derin araştırma laboratuvarı (dal) denilen bir birimde sorgulandıklarını, işkence gördüklerini keşfettiklerinde yaşadıkları acı, kader birlikteliği... 


ve teypten kaset takıp dinledikleri müzikler... her birinin öyküsünü anlattıkları devrimci ezgilerle amalia rodriguez, inti illimani, victor jara...

kadın bakış açısıyla zor gününde sahip çıkılan bir kadın olmanın karşı konulamaz cazibesi, insanlık onuru, aşk ilişkileri, dostluk, aile, evlilik, sanat, müzik, demokrasi, kadın-erkek, birey-devlet ilişkileri ile çevrelenmiş çok güçlü bir metindi. iclal seper' in oyunculuğu beni çok etkiledi. çizdiği aydın, eğitimli, olgun, bilgili, kültürlü, görgülü, tecrübeli karakeri o kadar ustalıkla icra etti ki ses tonundan, diksiyonuna, vurgularına, sahne geçişlerine hayran kaldım.

özlem gür de başarılıydı. tedirginliği, yaşadığı ikilemleri, hayal kırıklıklarını yansıtırken iclal seper kadar su gibi aktı diyemeyeceğim ama oyun sonunda alkışlanırken göz yaşlarına hakim olamaması beni gerçekten çok etkiledi. işte o ruh, o sahne sevgisi...
oyunun sonunda izleyicileri şaşırtmayı gerçekten başardıkları bir süprize de hazırlıklı olmanızı söyleyerek bu oyunu kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

sezon açılışını üçüncü dönemdir ankara devlet tiyatrolarında sahnelenen bir oyunla yaptım. geçen sezon izlediğim oyunların sayısı şartlarım ölçüsünde beni tatmin etmişti. bu senenin de tiyatro izleyicisi olarak verimli geçmesini çok istiyorum. 
Share on Google Plus

Anne Kaleminden

Yazmak hayatımın her döneminde kendimi ifade edebildiğim en iyi yöntem oldu ve şimdi çalışan iki çocuklu bir annenin arta kalan zamanlarında biriktirdiklerini yazarak paylaşmaya çalışıyorum.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

haydi söyle :)