30 Temmuz 2015 Perşembe

pause

Perşembe, Temmuz 30, 2015 4
yaz tatili; unutmak, uzaklaşmak için güzel bir fırsat. trafikten, telaştan, yoğunluktan uzak bir mental detoks yaşamak istediğim. binalar, arabalar, bilgisayarlar yerine denize, gökyüzüne, yeşilliğe bakacağım. yürüyerek gideceğim ulaşmak istediğim her yere. uyumak, uyanmak, yemek için biyolojik saatimi dinleyeceğim. yavrularım henüz askere ve üniversiteye gidecek kadar büyük değil diye şükrederek barış dileyeceğim. zeus altarından körfeze bakan bir kaya parçası gibi keskin, sert ve endişeli dinleneceğim...


üç hafta sonra görüşmek üzere...
DEVAMINI OKU

28 Temmuz 2015 Salı

elif' in yaz kitapları

Salı, Temmuz 28, 2015 8
yaz tatilini neredeyse yarıladık. yaz okulunun son haftasındayız, uzun tatilimize çok az kaldı. heyecanla bekliyoruz :)

elif' in dönüp dolaşıp saftirik' leri okumasına bir çare olarak yeni kitaplar alıyorum. ama bunlar biter bitmez tekrar saftirik' lere başlıyor:) bu kitapları seçerken sevgili  kitap günlüğünden çok faydalandım. kitap seçmek konusunda sıkıntı yaşıyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum. tabi bir de ekin' in kitaplığından. blog güncel değil ama facebooktan sıkı takipçisiyiz ekin' in.

3.sınıfa geçen çocukların yaz tatilinde rahatlıkla okuyabileceği eğlenceli kitaplar aldık. "eldivenlerimi kim çalıyor" okumayı seven 1. ve 2.sınıf çocuklarının da keyifle okuyabileceği türden. büyük yazılı ve bol resimli.
profesör pi ile matematik serisinin daha önce iki kitabını okumuş ve çok beğenmişti. bu ikisini aynı akşam peş peşe okuyup bitirdi.
yeni deneyimler için seçtiklerimiz. sevecek mi merakla bekliyorum. korkusuz isabelita' ya ertesi sabah başladı yaz okulu servisi gelene kadar çoğunu okudu. elif' e kitap dayandırmak zor keşke biraz da eren okusa. eren sadece öğretmenin ödev olarak verdiklerini mecbur olduğu için okuyor. sanırım kitap sevgisi biraz da içten geliyor.
"kim takar salatalık kralı" nda belki biraz zorlanabilir. yazılar nispeten küçük, sayfa sayısı fazla.
ve benim favorim çizgi roman severlere! ben de "gülümse" yi hemen okudum. çocukluktan gençliğe geçişte yaşananlar çok sevimli bir şekilde anlatılmış ve resimlenmiş. elif' in de çok beğeneceğine eminim :)

herkese bol eğlenceli, bol okumalı tatiller diliyorum :)

14 Temmuz 2015 Salı

Milyonlarca Kuştuk - Simurg Efsanesi

Salı, Temmuz 14, 2015 12
Her kim ki kıskançlık gölünde yüzer
Bilsin ki ulaşamaz o kaf dağına
Bülbül ki aşk denizlerinde gezer
Uçamaz ki başka güllerin narına

Her kim ki bencillik dağına tırmanır
Bilsin ki kaderi yalnız kalmaktır
Her kim ki hırs ovalarında saklanır
Avladım zanneder ama kendi avlanır

Her kim ki hakikat ormanında bekler
Bilsin ki hatasız çıkamaz yarına
Her kim ki inkar limanında demirler
Eremez hiçbir zaman gönlünün sırrına
Her kim ki ayrılık vadisinde durur
Bilsin ki ne ararsa kendinde bulur

Biz milyonlarca kuştuk kaf dağına kanat açtık
Acı çektik yaralandık bilmiyorduk aldandık
Kimimiz yollarda kaldık dünya malına kandık
Kimimiz sebat ettik yedi vadiyi aştık

Gönül bu durmaz uçar zaman mekan tanımaz
Uzun yol yolcusudur bulmadan aşkı durmaz
Gönül bu durmaz uçar uzak yakın tanımaz
Gönül yol yorgunudur yanmadan huzur bulmaz
Gönül durma uç yorulma uç yılma uç

Söz-Müzik: Candan Erçetin
SİMURG EFSANESİ

Simurg veya bir diğer ismiyle Zümrüdü Anka efsanevi bir kuştur. Pers mitolojisi kaynaklı olsa da zamanla diğer Doğu mitoloji ve efsanelerinde de yer edinmiştir. Sênmurw (Pehlevi) ve Sîna-Mrû (Pâzand) diğer isimlerindendir. Ayrıca zaman zaman sadece Anka kuşu olarak da anıldığı olmuştur. Türk mitolojisinde karşılığı Tuğrul kuşu'dur. (wikipedia)

Rivayete göre, kuşların hükümdarı olan Simurg, Bilgi Ağacı' nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Bu kuşun özelliği yanarak kül olması, sonra kendi küllerinden yeniden doğmasıdır. İran efsanesine göre, bu kuş o kadar yaşlıymış ki dünyanın yıkılışına üç kez tanık olmuş. Tüm bu zaman boyunca, Simurg o kadar çok öğrenmiş ki tüm zamanların bilgisine sahip olmuş.

Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi... İstek, aşk, marifet, istisna, tevhid, hayret ve yokluk vadileri...

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş...

"Aşk denizi"nden geçmişler önce...". "Ayrılık vadisi"nden uçmuşlar...". "Hırs ovası"nı aşıp, "kıskançlık gölü"ne sapmışlar... Kuşların kimi "Aşk denizi"ne dalmış, kimi "Ayrılık vadisi"nde kopmuş sürüden... Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle...

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
Baykuş yıkıntılarını özlemiş;
Balıkçıl kuşu bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Farsça "si", "otuz" demektir... murg" ise "kuş"...
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş.Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. 30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.

Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız. Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır... (indigo dergisi-rüya yüksel)
candan erçetin' in de çok güzel bir şekilde şarkılaştırdığı anka kuşu' nun hikayesi gerçekten çok etkileyici metaforlarla dolu bir efsane. tekrar hatırlamak, içimizdeki gücü keşfetmek, yolumuza devam etmek için...

10 Temmuz 2015 Cuma

hey özgürlük

Cuma, Temmuz 10, 2015 8
bu sene çocuklarımız çok şanslı. çünkü işte, etütte, günü birlik geçici evlerde zaman doldurup, yaz okulu zamanını beklemektense, üç haftalık erken yaz tatili yaşadılar.
okullar kapanınca antalya' daki teyzelerinde iki haftalık hep hatırlayacakları bir tatil sonrasında, bir hafta altınoluk' ta ön tatil yaptılar. her sene özenle yaza sakladığım yıllık iznimin beş gününü kullanarak son haftalarına eşlik ettim. kuzenleriyle birlikte geçirdikleri günlerden güzel anılarla ankara' ya dönüp, dört haftalık yaz okuluna heyecanla başladılar.
çocuklarım şanslılar çünkü onları komşuya emanet edip evde yalnız bırakmak zorunda kalmadım. istemedikleri bir eve hediyelerle kandırıp götürmek zorunda kalmadım. kış boyunca devam ettikleri etüte yollayıp dört duvara mahkum etmedim. tablet, bilgisayar bakıcılığı yaptırmadım(henüz). 
çocuklarım şanslılar çünkü ilk kez bu yaz hevesle bekledikleri yaz tatilinin hakkını verdiler. hala yaz okulu sonrasında onları bekleyen üç haftalık deniz, havuz en önemlisi özgürlük dolu bir tatilleri var.

ama biz daha şanslıydık! karneleri aldığımız günün akşamınaydı memlekete otobüs biletimiz, hem de sekiz kişilik. çocukluğumun en güzel yerinden bana bakan anneannemle birlikte dokuz kişilik kocaman bir aileydik biz. iki katlı, ahşap, denize nazır evimize varış ile özgürce geçirebileceğimiz üç aylık süre başlardı. çocukluğum, çocukluğum, çocukluğum güzeldi.

kendi çocukluğumla karşılaştırdığımda kuralları olan, yapay ve sönük; kendi arkadaşları arasında ise nispeten iyi tatiller geçiriyorlar. ne yaz okulu, ne dil kursu, ne atçılık kulübü ne de başka bir kurs. yaz tatilinde çocuklarımızın en çok özgürlüğe ihtiyacı var...
özgürce kulaç atmaya, havuza atlamaya
denize açılmaya, boylarını aşan yerlerde yüzmeye, dostluğa
unutulmuş tatları tekrar keşfetmeye, sadece balkondan izlenmeye
farklı deneyimlere, yolculuklara, ayrılığa
 ve tekrar kavuşmaya ihtiyaçları var.
iyi tatiller...
DEVAMINI OKU