3 Nisan 2015 Cuma

fakat blog bu derin bir tutku

internet olmadan adım atamadığımız, haberleri facebooktan takip ettiğimiz, twitter-instagram-pinterest hesaplarımızı sık sık kontrol ettiğimiz günlerdeyiz. kafamıza hiçbir şey takılmıyor artık çünkü hemen arama motorlarından hızlıca ulaşıyoruz tüm bilgilere. tüketim çağında sosyal medyada paylaşılanlar bir dakika sonra eskiyor, aşağılarda kalıyor, yeni haberler alıyor hepsinin yerini. özlemek yok, beklemek yok, büyümesinden habersiz olduğumuz akraba çocukları yok artık. iç içeyiz, her gün birlikteyiz. eskiden birileri doğum günümüzü hatırlayıp kutluyorsa onun için değerli olduğumuzu hissederdik. şimdi facebook bangır bangır bağırıyor. doğum günümüzü unutma şansı yok kimsenin. hepimizin telefonlarında yemek sırasında, banka kuyruğunda, tuvalette oynadığı en az bir oyun var. tüm boş zamanlarımızı dolduruyor teknoloji. 

böyle bir zamanda blog yazmak, mektup yazmak gibi natural geliyor bana. düşünüyorum, kurguluyorum, araştırıyorum, yazıyorum. sonra yazıya uygun bir görsel arayıp buluyorum. ön izlemeden kontrol edip, tekrar düzenliyorum. varsa cümle düşüklüklerim, imla hatalarım düzeltiyorum. tamamsa büyük bir hazla yayınla tuşuna basıyorum. yayınla tuşu, mektubu posta kutusuna atmak gibi...

mektuplaşmak güzeldi. yazdığım mektuba yaklaşık iki hafta sonra cevap gelirdi. heyecanla açar, okurdum. içinden bazen bir fotoğraf çıkardı. kenar süslerine, kağıdın rengine kokusuna bayılırdım. kağıtta leke bırakan bir çay damlası varsa, yaşanmışlığın izlerini taşıyan, gerçekliğimizin ispatıydı.
kalemin, kağıdın, mürekkebin yerini tutmasa da blog yazmak güzel. sanal dünyada kendimize ait bir sayfa, kendimizle doldurabileceğimiz, bizi anlatan, biriken, çoğalan, bazen birkaç yıl öncesinde kaybettiğimiz kendimizi fakat hep iyi ki başlamışım dedirten...

16 yorum:

  1. Blog yazmayım mektuplaşmaya benzetirim ben de hep. Ben özene bezene yazarım , yayınlarım, mektubuma gelecek cevapları beklerim. Bloglar hiç solmasın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet solmasın, hiçbir platform blogların yerini tutmuyor :)

      Sil
  2. Mektuplar özeldi, bloglar genel. Ama çağa ayak uydurmak, teknolojiden haberdar olmak da güzel.Bir de el yazıları karakteristik idi, bloglarda görünüm ipuçları veriyor. Ama "yazmak" mutluluk...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet makbule hanım böyle bir fark gerçekten. yine de o özel-genel olayını kendi süzgecimizden geçirip yazıyoruz. özel hayatımızla ilgili ne kadarını paylaşmak istersen o kadarını... yazmak kesinlikle mutluluk :)

      Sil
  3. Seviyorum bende hemde çok, farklı yaşamları okumayı, aynı konuda farklı bakış açılarını ha birde anıları çabuk unutan ben yıllar sonra bana hatırlatacak bir şeyin olmasını...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. farklı yaşamlar okumaya ben de bayılıyorum. ufkumu çok genişletti bloglar :)

      Sil
  4. Benim için de blogun yeri ayrıdır.Eski yazılarıma bakıyorum da ifadelerim, esprilerim , duygularım ..herşey farklı.Blog da bizimle yetişiyor gelişiyor , yaşlanıyor.Yaşıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bana eskileri okumak hep mutluluk veriyor ve hep iyi ki başlamışım dedirtiyor. sana kesinlikle katılıyorum gelişiyor, çoğalıyor, yaşlanıyor... gündemimiz değiştikçe bloglar da bizimle birlikte farklılaşıyor...

      Sil
  5. Blog bence de çok özel. Uzak kaldığım zamanlarda yokluğunu hissediyorum. En çok da ikinci çocuğumu büyütürken, ilkinin o döneminde yaptıklarımı hatırlatmasını seviyorum. İnsan ne çabuk unutuyor. Bak ben de ne yazmışım yakın zamanda :)

    https://wordpress.com/post/60506614/3554/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de yokluğunu hissediyorum. her gün uğramaya çalışıyorum. hele kapalı olduğu dönemler ciddi eksiklik hissetmiştim. aslında en güzeli com. uzantılı bir alan almak galiba. yazını okudum :)))

      Sil
  6. Bog, sınırlarını senin koyduğun bir mecra. Tasarımıyla, yazılarıyla tamamen seni yansıtıyor. Ancak günümüzde video izleme süreleri bile düşüyor. İnsanlar neden mektup uzunluğunda bir yazı okusun ki? Biz de buna uyarak insanların işine yarayacak pratik uygulamaları paylaşmakla yetiniyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hız çağında da olsak okuyanlar var diye düşünüyorum. blogları diğer platformlardan ayıran da bu bence.

      Sil
  7. ''Kendi gazetelerimizde köşe yazarıyız. Canımız ne isterse tüm dünyaya haykırırız'' diye düşünüyorum.
    Blog gibisi yok gerçekten..

    YanıtlaSil
  8. Blog sayfasında yazmayı çok seviyorum.
    Daha önce de Blogcu.com sayfasında yazıyordum.
    Çok takip edenim.
    Çok yorum yazanım vardı.
    Şimdi yazdıklarımı okuyan bile yok diye esef ediyorum.
    Fakat yine de yazmaya devem ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. devam edin hasan bey, sadece kendiniz için bile olsa...

      Sil

haydi söyle :)