24 Eylül 2013 Salı

ben yaşlandığımda

Salı, Eylül 24, 2013 16
-sabah çok erken değil, güneşin ışık oyunlarıyla uyanan,
-güne taze ekmek ve gazete alınan kısa bir yürüyüşle başlayan,
-türk filmlerini aratmayan bir mahallede, eş dost ile ayaküstü dertleşen,


-cam önündeki sardunyalarıyla konuşan,
-hafif müzikler dinleyerek, bir şeyler okuyarak ruhunu besleyen,
-bayram planını çocuklardan önce yapan ve bol bol gezen,

-sağlıklı menülerle beslenip, düşük eforlu spor yapan,
-mutlaka ama mutlaka televizyon izlerken örgü ören,
-istemeyenlere nasihat vermeyen, tecrübelerini aktarmak için yanıp tutuşmayan,
-arada sırada dostları ile eğlenceli akşam yemekleri yiyen,
-eşiyle dışarıda el ele gezen,
-özel günlerde çocukları ve torunlarına güzel sofralar hazırlayan,
-çocuklarına ihtiyaçları olduğunda, gerektiği kadar ilgi verebilen,
-ve hala bu blogu güncelleyen,
                                              bir emekli olmak istiyorum...


17 Eylül 2013 Salı

5 yaş

Salı, Eylül 17, 2013 25
5 yıl önce doğumunla tam bir aile olduk, tamamladık...
can sıkıcı gaz sancıların geçince biraz sakinleştik, durulduk...
2 yaş buhranları ve diş çıkarma sıkıntısından sonra biraz rahatladık, uyuduk...
kreşe hemen alıştığında sevindik gurur duyduk...
3,4 derken 5. yaşın geldi inanamadık, şaşırdık...
sen eşyalarını koruyan, malı kıymetli denilen, parkta bahçede saçılan oyuncaklarımızı toplayıp yanımıza getiren bir çocuksun. odanda oyuncaklarınla oynadıktan sonra da odanı topluyorsun. ablana çok bağlısın, hep onunla olmak, oynamak istiyorsun... aranızdaki ufak sürtüşmeler genellikle senin hafif şiddette kıskançlık duygularından kaynaklanıyor. ortamın nabzını tutan yersiz zamansız talepleri olmayan bir çocuksun. çoğu isteğini ima ile dolaylı olarak anlatıyorsun. bazı şeyleri kendine dert edip sonra aklına geldiğinde bize söylüyorsun, bazen neden üzüldüğünü anlayamıyorum. içlisin, duygusalsın... dinozorlara, belgesellere ve tüm hayvanlara bayılıyorsun. ne kadar minyon olsan da çok çeviksin, çok hızlı koşuyorsun, esneksin, güçlüsün ve oldukça dengelisin. spora uygun bir yapın olduğunu düşünüyorum. 5 yaşında 110 cm 19 kilosun. arkadaşlarına hava atmayı seviyorsun. hala yarım konuşuyor bazı harfleri söyleyemiyorsun ama bilmişsin, büyümüşte küçülmüş gibisin.

küçük adamım iyi ki doğmuş iyi ki ailemize katılmışsın. 5. yaşın kutlu olsun, seni çok seviyoruz :)

8 Eylül 2013 Pazar

okullar açılırken

Pazar, Eylül 08, 2013 20
ilkokul seçimi gerçekten kafa karıştıran, uyku kaçıran bir süreç... özel okul alternatifini bir kenara bırakınca devlet okulları arasında iki seçenek kalıyor. yarım gün okullar ve tüm gün olanlar.

*tüm gün olanlar sabah 9 dan 2 buçuğa kadar sürüyor, genellikle bu tarz okullara 2 saatlik bir etüt programı koyarak 4 buçuğa kadar uzatıyorlar. öğle aralarında bir saatlik yemek zamanı var ve öğlen yemeği sorununu yemek şirketi ile anlaşarak çözüyorlar. çalışan ailelerin öncelikli tercihi bu okullar, dolayısıyla sınıf mevcutları epey yüksek. ancak 8 buçuk-5 buçuk çalışan aileler için çocuğu okula bırakıp alma işi sorun yaratıyor. bu alternatifi ilk değerlendirdiğimde çocukların okulda geçirdiği süre çok uzun geldi. öğlen yemeklerinde her ne kadar yemekleri önlerine gelse de tek bir öğretmenin o kadar çocukla yakından ilgilenemeyeği ortada. çocuklar bir saat gibi uzun bir süre tamamen kendi hallerinde okul içinde kalıyorlar. iki saatlik etüt yine sınıf öğretmenleri tarafından veriliyor ve ne kadar verimli geçeceği meçhul.

*yarım gün olanlar yani ikili öğretim yapanlar ise 1.sınıfları çoğunlukla öğlenci yapıyorlar. çocuk 1 gibi okula gidiyor, 6 gibi okul bitiyor. eğitimin öğleden sonra olması bir dezavantaj. arada 20 dakikalık beslenme tenefüsü var. bu alternatifi değerlendirdiğimde ise kalan yarım gün çocuğun nerede kalacağı sorunu gündeme geliyor. bakıcı mı özel etüt merkezi mi... bir de okulun eve mi işe mi yakın olması gerektiğinin düşünülmesi gerekiyor. evde çocuk ile ilgilenebilecek biri yoksa okulun eve yakın olmasının da bir avantajı yok. 

biz ne yaptık?
biz benim iş yerime yakın yarım zamanlı bir ilkokul ve gene iş yerime yakın bir özel etüt merkezinde karar kıldık. elif sabah etüde gidecek, orada kahvaltısını yapacak, 2 ders saati kadar bir zamanda ödevlerini yapacak, öğle yemeğini yiyecek ve etüt tarafından servis ile okula götürülerek öğretmenine teslim edilecek. ben öğlen tatillerinde çok rahat bir şekilde ders başlamadan elif' i ve öğretmenini görme şansı yakalayacağım. kısa sürede erişebileceğim bir yerde olması beni en çok rahatlatan düşünce... akşam ise okuldan kendimiz alacağız... 

maliyet analizi yaptığımızda da bu iki alternatifin birbirinden bir farkı yok. yani tam zamanlı okullarda etüt ve yemek hizmeti bedeli ile özel etüt merkezinin maliyeti hemen hemen aynı.

adres dışı kaydı nasıl yaptırdık?
meb 15 ağustos'ta ilköğretim kurumlarında kayıt ve nakiller konulu bir yönetmelik yayınladı. anne babaların çalıştıkları yere yakın okula kaydının yapılabileceği maddesi gerekçesiyle naklimiz sorunsuz olarak gerçekleşti. 

geçen sene bu vakitlerde 66 aylık çocukların ilkokul 1' e gitmeleri konuşulurken çok büyük kararsızlıklar yaşamıştık. elif 67 aylıktı, gitse belki başarabilirdi. gidip de başaranlar oldu, keşke göndermeseydim diyenler oldu. biz rapor alanlardandık. sanırım rapor alanlardan hiç pişman olan olmadı. hele ki okula mecburi başlama sınırı bu sene 66 dan 70 aya çekilince verdiğimiz kararın doğruluğundan bir kez daha emin olduk.

herkes çocuğu için kendi şartları içerisinde en doğru kararı vermeye çalışıyor, umarım verdiğimiz kararlar yüzümüzü ağartır ve tüm çocuklar için başarılı bir öğretim yılı olur :)

2 Eylül 2013 Pazartesi

tatilden kalanlar

Pazartesi, Eylül 02, 2013 13
#ıslak saçlarımızı güneş ve rüzgarda kuruttuk.
#cüzdanlarımızı bir kenara bırakıp, küçük çantalarımıza sadece para koyduk.
#balkonumuzdan sarı pembe beyaz akşam sefalarının nasıl gündüz kapanıp, akşam açıldıklarını izledik.
#evimizin kapısını yalnızca gece uyurken kapattık.
#arabaya binmeden günler geçirdik.
#en lezzetli domatesleri, salatalıkları, üzümleri, incirleri, şeftalileri yedik.
#ayakkabıları çorapları bir kenara koyup terliklerle dolaştık.
#evden izin almadan çıkıp site içinde özgürlüğün tadına vardık.
#bakkaldan yalnız başımıza alışveriş yaptık.
#bol bol havuzda denizde yüzdük, bisiklet sürdük.
#botla denize açıldık, kürek çektik, balık tutmaya çalıştık.
#kaz dağlarının eteklerindeki derelerde kazları ördekleri kovaladık.
#yeni yavrulamış anne kedilere süt verdik, köpekleri besledik, hayvanlarla haşır neşir olduk.
#gündüzleri öyle yorulduk ki akşamları erken yatıp anne-babamıza uzun yaz akşamları keyfi yaşattık.
#makyaj yapmadık, nasıl göründüğümüzü takmadık, süslenmedik.
#kuzenlerimizle teyzelerimizle anneanne ve dedemizle olmanın zevkini çıkardık.
#mangal yaptık, okey oynadık, çekirdek çitledik, bira içtik, türk tipi tatilin dibine vurduk :)
#tatilimiz bitsin hiç istemedik, yolculuk vakti gelince ankara' ya dönmemek için çok ağladık.
22 gün süren bu yaz tatilinde ilk kez sorunsuz uzun gündüz yolculuğu yaptık. çocuklar büyüdüğü için son 6 yılın en iyi tatiliydi. 
geri döndüğümüzde bizi ankara' nın serin iklimi ve eylül disiplini karşıladı. elif' in kaydını istediğimiz okula yaptırabildik. haftaya bizi alıştırma haftasının heyecanı bekliyor. 

DEVAMINI OKU