özgürlük

disiplinli bir aileye sahip olmamdan sebep, tüm gençliğimi evden bir parça uzak kalabilmenin mantıklı planlarını yaparak geçirdim. bu sayede gittiğim yaz okulları, dil kursları, stajlar öz geçmişimde hep artı hane olarak yer aldı. en nihayetinde üniversiteyi bitirip kendimi evde bulunca elime hürriyetin iş ilanlarını aldığım gibi kapı kapı gezmeye başladım. yedi aylık ilk profesyonel iş tecrübemi yeminli mali müşavirlik bürosunda yaptım. niyetim ne para kazanmak, ne tecrübe edinmek ne de ideallerime yaklaşmaktı. kendimce tek geçerli nedenim vardı: özgürlüğüm! çoğu arkadaşım 1999 yılında ilk kez yapılan devlet memurluğu sınavına önem vermezken bu sınav benim için özgürlük ülkesine giden trenin bileti ve orada sonsuza kadar kalma vizesiydi. sıra kurum tercihleri yapmaya gelince ise önceliğim ne çok para veren ne de yükselme imkanı olan kurumlardı. tek arzum ankara' dan hızla ve mümkün olduğunca uzaklaşmak ve bir deniz kentine gitmekti. tüm tercihlerimi akdeniz ve ege' nin portakal ve zeytin kokularıyla doldurup, zeybek müziği ve akdeniz salatasıyla harmanladım.
sonuç benim için gayet memnuniyet vericiydi. muğla' ya bağlı güzel bir yere oldu atamam. memur olanlar bilirler ilk iş gününde ayın kaçı olursa olsun maaş gününe kadarki ücret peşin verilir ki bu insanı gerçekten iyi hissettirir :) ve akşam kalmak için de misafirhanede iki kişilik bir oda verdiler. 

o oda ve o gece hissettiklerim hafızamda kazılı bir çivi gibidir. benim bile tek omuz darbesiyle açabileceğim bir kapısı vardı. sıcaktan kapatmayı düşünemeyeceğim bir pencere ve yırtık sinekliği, aşırı sıcak, nem, sivrisinekler... kırık dökük bir giysi dolabı ve küf kokulu nevresimler... oda arkadaşım benden önce gelmiş ve duvar tarafındaki yatağı almıştı. geldiğinde odanın bir harabe olduğunu kendi imkanlarıyla temizlediğini her yerde böcekler olduğunu ve ilaçlama yaptığını anlatıyordu. tüm koşullara rağmen o gece o yatağa yattığımda sanki tüm dünya benimdi, içimde öyle bir güç hissettim. özgürlüğün tam olarak ekonomik bağımsızlıktan geçtiğini teorik olarak bilsem de böyle hissettirebileceğini düşünmemiştim. artık kendime ait bir yaşantım olacağını, kendi iradem olduğunu, hep istediğim gibi kendi ayaklarım üzerinde ve tek başıma olduğumu düşündüm. içimdeki volkan şişti kabardı ve etrafa mutluluk lavları püskürterek patladı.... ve ben o gece küf kokulu nevresimler arasında hayatımın en güzel en tatlı uykusunu uyudum...
Share on Google Plus

Anne Kaleminden

Yazmak hayatımın her döneminde kendimi ifade edebildiğim en iyi yöntem oldu ve şimdi çalışan iki çocuklu bir annenin arta kalan zamanlarında biriktirdiklerini yazarak paylaşmaya çalışıyorum.

19 yorum:

  1. bu bir hikayenin başlangıcı gibi geldi bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında öyle oldu cidden :) kendi hayat hikayemin başlangıcı :)))

      Sil
    2. Ben o duyguyu hiç yaşayamadım...bazen hiç ummadık şeyler üst üste hayatıma dalıverdi,karmaşa halinde iken neyin doğru neyin yanlış olacağını bilemez hale getirdi..yıllarla birlikte karmaşa da geçip gitti..şimdi yazını okumak içimi acıttı...umarım yazının devamıda böyle güzel olur...sevgiler...

      Sil
    3. ayşe' cim devamını yazmayı planlamadım, öyle bir anda aklıma geldi. belki çalışan çok kişi de hissetmemiştir bunları, benimki biraz ev baskısından kurtulmanın coşkusuydu galiba :) ama sana kötü şeyler hissettirdim sanırım, bunun için üzüldüm. umarım bundan sonrası tahminlerinden çok daha farklı olur olumlu yönde...

      Sil
  2. bu resim bana tanıdık geldi hatta hergün görüyorum bu manzarayı, güzel yer ama dimi? uzun zaman öncemiydi gelişiniz? bende sayfama beklerim sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her gün bakıyorsunuz ne güzel ama göz önünde olunca insan kıymetini anlamıyor de mi :)))) ben 2000-2008 arası milas'ta yaşadım, bodrum 2.adresimdi :)))

      Sil
    2. haklısınız bazen kıymetini anlamıyoruz ve şikayet ettiğimiz oluyor ama ben genelde tadını çıkarmaya çalışıyorum. milas' a çok yakın olması avantaj olmuş sizin için. sevgiler.

      Sil
  3. Bu ne güzel bir öykü. Devamını getirmelisin ben çok beğendim.

    YanıtlaSil
  4. Bu iyi bir öykünün başlangıcı umarım devam ettirirsin.
    sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Güzel bir öykü tadında anlatmışsınız..devamını okumak isterim..sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Ben her zaman için tebdili mekanda hayra alamet olduğuna inandım. çok isterdim tayin edilen bir işim olsun ve ben gezeyim. ama olmadı. sana özendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ama dönüp dolaşıp gene başladığım noktaya döndüm nihalcim :)))

      Sil
  7. hala emekleme aşamasında olan bana, daha çabuk ayağa kalkıp, bir an önce koşmaya başlamak için güç verdi bu yazı..teşekkürü borç bilirim efenim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım canım :))) çok daha iyileri olacak senin için eminim buna :)

      Sil

  8. Öyle bir anda akla gelen yazılar, aslında öyle bir anda akla gelmez aslında, bize haber vermeden içimizde pişer pişer
    İşte sonunda böyle lezzetli bir yazı çıkar..... ısmarlama olmasa da devamını bekleriz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim :) keşke daha çok olsa hayatımızda öyle iz bırakan güzel anlar :))

      Sil

haydi söyle :)