1 Mayıs 2012 Salı

esti kavak yelleri lakin geçti gençlik günleri

sıkıldım... çok az olur bana ve genellikle baharda... her bahar canım sigara çeker; şöyle derin bir nefesi akciğerlerimin en ücra köşelerine dek çekip, ılık rüzgarlara savurmak isterim. sonra sarhoş olmak ister canım, çakırkeyif olsun kafam, hatta sabahtan başlasın mümkünse bu hal. biraz avarelik, biraz sorumsuzluk ve çok az gereklilik. malum hayat kaçıyor ve kovalamayınca ivme kazanıyor.

ev, bark, iş ve hatta çoluk, çocuk hepsi yük gelir. yemek yapmak, çocuklara laf anlatmak, işe gelmek, para biriktirmek falan ne anlamsız ne boş gelir. umut yoktur gelecekten, memleket kurtulmuyor hatta kötüye gidiyordur. her gün okudukların, duydukların seni karamsarlığa sürüklerken, ellerin kolların bağlı üç maymuna devam edip, gündelik sıradan hayatını sürdürmek insanlığına ağır gelir.
heyhat bahar gelmiş doğa her tarafta coşkuyla haykırmakta, açan renk renk çiçekler sana özgürlüğü çağrıştırmaktadır. oysa senin için özgürlük akşam çocukların uyku saatinde severek izlediğin bir diziye eşlik eden sevdiğin bir içecek olmuştur. her gün kendini sıkı sıkıya bağladığın ve en sonunda kımıldayamayacak bir konuma geldiğin ve hatta bu durumu elde etmek adına zamanında gayet çaba sarfetmiş olduğun için, içini kemiren acabalarla sarmaş dolaşsındır artık.

düşüncelerinde hayatın heyecanına dair bir kaç silik anı... acaba bundan sonrası hep aynı mı? tüm sıkıcılığı ve sıradanlığıyla emniyet kemerini çıkarmadan yaşadığın bu güvenli hayatı eğlenceli kılmaya bir çocuk kahkahası yetecek mi sence?

görsel:amanda cass

20 yorum:

  1. ancak böyle de güzel anlatılırdı.Ama biliyor musun bende çocuklardan öncesi yok.Silinmiş sanki.Zorlasam bile hatırlayamıyorum.Minicik enstantaneler geliyor bazen ondan da o anki keyfi alamıyorum.Resetlendik desene.
    Severim seni Nihanım...

    YanıtlaSil
  2. bilmemki herhalde hep ayni...gerci biraz da bize bagli aynindaliklar.kendimizi sartlandirdikmi biz buyuz diye devami aci ve monotonluklarla dolu bir yasam oluyor.ne zamana kadar biliyorum,taaaaki yanliz kalana kadar.....sevgilerle.

    YanıtlaSil
  3. Nihancım planla bir haftasonu çocuklar yattıktan sonra güzel bir sofra hazırla öyle çok emekli değil, kısa- öz çekin kafaları, bana çok iyi geliyor arada bir :) yoruluyoruz bazen, senide öyle hissettim, çok normal, şu ara sevdiğin veya keyif aldığın ne varsa onlara öncelik ver, bencil ol birazcık fazlasıyla hakediyoruz çünkü, öperim seni ;)

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel anlatmışsın Nihannn düşünmemeye çalışmalı,düşünmek tehlikeli birde adamı mutsuzluğa sevk etmesi yok mu;)

    Düşünme,arzu et,
    Bak böceklerde öyle yapıyor.....
    O.Veli

    YanıtlaSil
  5. Oooof of:) ne guzel anlatmissin. Bugun bir arkadasimin ( coooook eski) dogumgununu kutlayayim dedim ve ziyaretine gittim. Eski gunlerdeki gibi. Hersey ayniydi ama degildi aslinda. Ben oturup iki jelam edemedim bile Edanin pesi sira kosmaktan:( herkes sohbet ederken pes ettim, oturdum deli gibi tirmamnaya calistigi merdivenin basina. Ne utulu pantolonun hakkini verdim, ne bir bardakcik demli cayin. O an dedim ki " cok basit bir aktiviteydi bu halbuki! Ne sinema, ne tatil, ne gece gezmesi! Sadece bir ev ziyareti. Ve ben yine olmam gereken yerde, o muhabbetin bir kosesinde degilim. Peki ne zamna kadar?" yalan degil dedim. Aslinda cevabi biliyorum. Gececek, bu da boyle bir donem. Cevabi biliyorum, ama su donemdeki hissiyatimi degismiyor bilmem.
    Nitekim eve geldim ve susup yapmam gerekenleri yaptim. Bitti.

    YanıtlaSil
  6. nihancım canımmm yine içimi okumuşsun yineeee:(
    bi çaresi bulunur elbet diye insanın haykırası geliyor ama yok malesefff....
    bende aynı yaruze gibi çocuklardan öncesi yok o hayatı ben yaşamamışım sanki
    bende çok boğuluyorum zaman zaman bulursan bi çaresini banada haber et kısacasııı:)buket

    YanıtlaSil
  7. Nihan, (bu aynı zamanda benim yılların eskitemediği can dostumun adıdır:) nasıl bir iç döküş bu! Annelik halleri...

    Oysa bahar gelince insanın içi umutla dolmaz mı? Bir kıpırtı, bir heyecan, bir tatil telaşı... Bu sendeki ruh hali genelde benim kışımdır. Hani karamsar, kapalı bir hava olur, her yer çamura bulanır ya, o zamanlar işte.

    Sanki çocuklardan mütevellit sarmala dolanmışsın gibi bir his geldi yazından. Belki şimdilerde -hatta benim durumumda epey bir zaman daha- çocuklardan dolayı o sade "ben"likler yaşanamıyor; ama o çocukların büyüdükleri zamanla, torunların olduğu zaman arasındaki mucizevi dilim var ya; o zamanı bekliyorum:)

    Ben de zamana yayılmış uzuuun emzirme serüvenim sebebiyle o bir bardak şaraba nasıl da hasretim bir bilsen:) belki bir ara karşılıklı içeriz o kadehleri ne dersin? Çocukların çocukluklarını anlatmadan bir iki saat geçiririz günün birinde.

    sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. Nihancım bazen o emniyet kemerini risk de olsa çıkarmak gerek belki de. Sonra tekrar takmak kaydıyla elbet.. ;)

    YanıtlaSil
  9. acaba bundan sonrası hep aynı mı?
    Ben de çok sık soruyorum bu soruyu sonra üfleyip kovuyorum kafamdakileri..
    Ama bence sen kovduğun sürece gidiyorlar,onun için üfle gitsinler:)

    YanıtlaSil
  10. cocugum yok..tüm bunlari okuyunca gözüm korkmasina ragmen icgüdülerim agir basiyor..eminim genel bir mutluluk hali veriyordur insanin cocugunun olmasi.en umutsuz bir anda bir gülüsü ya da sadece varligini düsünmek bile yetiyordur belki..Ancak kendinden vazgecmeyi ögrenmek, hele ki gec anne olduysan bu cok zor olmali..
    Bir gün boyunu asmis cocuklarinin artik kendi hayatlarina yönelmesi sana hem anne hem birey hem kendin olabilme sansini verecegini bilmek ise hayatin bir baska güzel diyalektigi sanirim.
    hangi yorumdu bilmiyorum...cok güzel bir sey söylemis: sevdigin seylere agirlik ver...biraz bencil ol..cünkü bunu fazlasiyla hakediyorsun!
    sevgiler!

    YanıtlaSil
  11. ayni ruh halindeyiz galiba,bende sigaramdan nefes cekip,oyle bos bos bakmak istiyorum.cocuklariniz kac yasinda bilmiyorum ama bekleyin,birde ergenlige girdiklerinde.dunya annelere dar geliyor.

    YanıtlaSil
  12. gönülüm benim hafızam yavaştan geri geliyor gibi bu da beni isyana yöneltiyor sanıyorum :))

    u.aydın, farklılığı yaratan detaylar ve biziz belki ama bazen hiçbir şey kandırmıyor, teselli vermiyor...

    deryacım onu yapıyoruz, arada nefes aldırıyor öyle muhabbetler. evet keyif aldıklarımı yapmaya çalışşacağım canım çok saol, yorumun bana çok iyi geldi...

    YanıtlaSil
  13. gülaay :) evet her kötülüğün başı düşünmek galiba :) bi de çocuklar büyüyüp ben rahata erdikçe düşünmeye daha fazla zaman oldu işte bilakis :))

    YanıtlaSil
  14. biranne :) evet geçecek. bir dönem öyle oluyor, peşinden ayrılamıyorsun ama bir süre sonra misafirliğe gittiğinde, çocuklar odada oynarken yetişkinler sohbet etmeye başlıyorlar merak etme :))

    buketcim bir uyuyup uyansak geçer mi diyosun :)) hep bahardan hep bahardan :)))

    dağlar kızı :) demek can dostunla adaşız :) benim kışın beklentilerim daha düşük oluyor sanırım. bahar gelince daha çok gezip tozmak eğlenmek istiyorum nedense... sana can dündar ın çok sevdiğim bir yazısıyla cevap veriyorum :)

    Yaşamak değil/Beni bu telaş öldürecek" dediği gibi şairin; o telaşla, bırakın Paris yolunda ılık rüzgârlara taratmayı saçlarımızı, sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz...

    Gözümüz saatte söyleştik hep, koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık. Hep yetişilecek bir yerler vardı, aranacak adamlar, yapılacak işler...

    Bir sonraki günün telaşı, bir öncekinin terine bulaştı; başkalarının hayatı, bizimkini aştı.

    Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine, kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu veya yavuklu busesi ile uyanma düşlerini hababam erteledik.

    20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını, 30'larımızda 40'lara, belki sonra 50'lere...

    Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat, kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size, artık uyku girmez oluyor gözlerinize...

    Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda, söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor yanınızda...

    Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz; vakti gelip sandıktan çıkardığınızda bir de bakıyorsunuz ki, tedavülden kalkmış...

    YanıtlaSil
  15. burcuuu :)) çok haklısın canım çok, çıkartacağım ara sıra...

    elif mutlaka, düşünüp düşünüp buhranlara girmektense bir şekilde rahatlamaya mutlu olmaya çalışıyoruz. zaten genel bir mutsuzluk değil ki söz konusu olan sadece biraz az yaşanmışlık, hayatı kaçırma endişesi sanırım :)

    YanıtlaSil
  16. kardeşim :) buranın enteresan yanı ailenin de ruh halini yaşantını yakınen takip edebilmeleri :)) anne olmak öyle farklı bir denge ki, bunları mesela ilk yıl hiç düşünmedim. diyorum ya biraz rahata erip de kendime dönünce gördüğüm eksiklikler. hormonlar eski haline döndü artık, içinde bulunduğum hissiyat kendi mutluluğumu konforumu düşünmeye başlamamla ilgili diye düşünüyorum. sen de anne olacaksın zamanı gelince, o zaman senin en büyük destekçin ve yardımcın olmak arzusundayım :)))

    YanıtlaSil
  17. özgür tatlar ne diyorsun :))) ben de saatin alarmını hep ileriye kurup duruyorum :))) her yaşın ayrı güzelliği ve zorluğu vardır eminim, yaşayıp görelim :)))

    YanıtlaSil
  18. bu yazı bütün anneleri anlatmış.herkesin kendinden bir satır bir cümle bulması aşikar.

    YanıtlaSil
  19. http://nasilanne.blogspot.com/ Dikkat; mimlendiniz, haberiniz olsun!

    YanıtlaSil
  20. serpilcim dönem dönem çoğumuzda oluyor sanırım böyle düşünceler. teşekkür ederim.

    nasıl anne aldım cevapladım bile :) teşekkür ediyorum...

    YanıtlaSil

haydi söyle :)