29 Haziran 2011 Çarşamba

İki Vahşi Kedi :)

Çarşamba, Haziran 29, 2011 16
Düzenli olarak takip ettiğimiz sadece bir tane süreli yayın var. O da Tübitak' ın okul öncesi çocuklar için hazırladığı Meraklı Minik bilim dergisi... Her ayın konusuna göre derginin sonlarında çocuk fotoğrafları var. Elif' in de Eren' in de çok ilgisini çekiyor bu bölüm. Ağustos 2011 sayısı için ise kaplan, jaguar, aslan ya da leopar maskesi tasarlayıp, fotoğraflamamız gerekiyordu... Sizce hangisini dergiye yollayalım :)

25 Haziran 2011 Cumartesi

Kısa Notlar

Cumartesi, Haziran 25, 2011 8
Anne babalar; çocuğun yaşamında en önemli kişiler olduklarını ve çocuğa uygulanacak disiplini, ilişkilerini bozmayacak düzeyde kurmayı unutmamalıdır. İyi ve olumlu davranışlarda fazla sevgi gösterme veya kötü ve olumsuz davranışlarda sevgi esirgemesi de yanlış tutumdur. Sevgi, ayrı tutulup koşulsuz kılınmalıdır. Çocuk ne yaparsa yapsın, ana baba sevgisinden asla şüphesi olmamalıdır. Bu yüzden sevginin kesintiye uğramadığı bir disiplin yöntemi bulunmalıdır.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Enerjinizi kızgınlık, öfke yerine; gülmeye eğlenmeye ayırın.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Fonksiyonel ve sağlıklı ailenin özellikleri...
- Aile üyeleri birbirleriyle olmaktan zevk alırlar.
- Birbirlerini destekler ve cesaret verirler.
- Kendilerinin ve diğerlerinin sübjektif görüşlerine saygı duyarlar.
- Birbirleriyle açık iletişim içindedirler.
- Aile üyeleri iş yapmaktan kaçınmaz, sorumluluk alırlar.
- Anne baba için evlilik birinci derecede, ebeveynlik ikinci derecede doyum kaynağıdır.
- Aile üyeleri birbirine yakın olmakla beraber, kişisel farklılıklarına saygı duyarlar. Kişiler arasında kendiliğinden oluşan bir bağlılık vardır.
- Katı kurallar koymaktan çok yeni deneyimlere açıktırlar. Davranış kontrolünden çok her konuda fikir alışverişi vardır. Baskı, aşırı kontrol, üstünlük yoktur.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
SÖZÜNÜZÜ DİNLEMİYORSA…
Çocuk ile yetişkinin arasındaki sorunların pek çoğu, çocukların olgunlaşmaları için onların zamana ihtiyaçları olduğunu dikkate almamaktan kaynaklanır. Oysa, çocukların davranışları tamamen yaşa özgün ve olması beklenen davranışlardır. Yapabileceklerinin üzerinde beklentilerimiz olan çocuklarımızı söylene söylene kendimizden uzaklaştırır, sonunda da onlarla arkadaş olamamaktan yakınırız. Bir türlü dost olmayı beceremediğimiz çocuklarımız, sözümüzü dinlemiyor, diye kahrolur, hem kendi hem onların yaşantılarını berbat ederiz. Bu duruma düşmemek için, insanın yetenekleri ölçüsünde davrandığını kabul etmeliyiz. Bunun için, önce bu yeteneklerin neler olduğunu, nasıl ve ne zaman geliştiğini bilmeliyiz. Bilmeliyiz ki, çocuklarımızdan beklentilerimiz onların gelişim aşamalarına uygun olsun.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Ebeveynler, çocuklarının kendi istedikleri gibi davranmamasını genellikle anlayamaz. Çünkü doğru nesneldir ve herkesin yeniden keşfetmesi gereksizdir, diye düşünülür. Çocuğun yanlışları deneyerek zaman kaybetmesi yerine bizim yönlendirmelerimizle, kısa yoldan doğruyu bulması daha kolay gibidir. Fakat bu durum, her ne kadar masum ve iyi niyetli olsa da, iletişimi engelleyen bir yaklaşımdır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
İNTİKAM ALMAK İÇİN
Çocuklar istemediklerini yapmaya zorlanırlarsa, istedikleri davranışları yapmaları engellendiğinde, adına intikam diyebileceğimiz karşı tepkiler verirler. Zorla uyumaya çalışılan çocuğun uyumamak için direnmesi, yemek yedirilmeye çalışılan çocuğun üstüne dökmesi, altını ıslattığı için azarlanan çocuğun bunu yapmaya devam etmesi gibi…
------------------------------------------------------------------------------------------------
BUNLAR ÇOCUKLARIN HAKKI:
• Her çocuğun içinden geldiği gibi davranmaya hakkı vardır.
• Her çocuğun kendi dünyasını keşfetmeye hakkı vardır.
• Her çocuğun kendi deneyimini yaşamaya hakkı vardır.
• Her çocuğun kendini ifade etmeye hakkı vardır.
• Her çocuğun hayata katılmaya hakkı vardır.
• Her çocuğun oyun oynamaya hakkı vardır.
• Her çocuğun hayal kurmaya hakkı vardır.
• Her çocuğun keşfetmeye hakkı vardır.
• Her çocuğun kirlenmeye hakkı vardır.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
Çocuğun üstüne düşmeyin, onunla ilgilenin.
--------------------------------------------------------------------------------------------------

Hayatın her alanında dengeli yaşamak gerekir. Aksi takdirde bir başka yaşam alanında harcanmayan enerjiyi çocuğa yöneltirsiniz. İş çok önemli olabilir ama yaşamın geri kalan alanları da çok önemli. Bir bakarsınız ki çocuk 15 yaşına gelmiş. Ve siz çocuğunuzun 3 yaşını sonsuza dek kaçırmışsınız.
--------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocukların benlik algıları hayatın ilk yıllarında anne babalarından aldıkları mesajlarla, akademik hayatta da öğretmenlerinden aldıkları mesajlarla şekillenir. Bu konudaki temel ilke esas olarak çocuğu değil, davranışı övmektir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Genel olarak eğitimde, özel olarak yeni bir davranışın kazandırılmasında temel ilke yanlışların görülmesi ve düzeltilmesi değil, ‘doğruların farkedilmesi’ olmalıdır. Bir başka ifadeyle, eğitimde esas amaç, ‘yanlışların yakalanması’ olmayıp ‘doğruların yakalanması’dır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
ÇOCUĞA SAYGI GÖSTER!

Çocuğa derin bir saygı göster. Tanrı seni ev sahibi olarak seçmiştir. Çocuk çok kırılgandır, çaresizdir. Çocuğu aşağılamak çok kolaydır. Hiçbir şey yapamaz, öç alamaz, aynı şekilde karşılık veremez. Çocuğa saygı duyduğunda ona kendi fikirlerini dayatmaya çalışmazsın. Basitçe ona özgürlük tanırsın; dünyayı tanıma özgürlüğü. Dünyayı keşfetmek için onun giderek güçlü hale gelmesine yardım edersin ama ona talimatlar vermezsin. Ona enerji verirsin, ona güvence verirsin, ihtiyacı olan her şeyi ve onun dünyayı tanıması için senden çok uzaklara gitmesine yardım edersin. Çocuğu gerçekten seviyorsan, hatırlaman gereken bir şey daha var: Onun hiçbir şekilde ikiyüzlü olmasına asla yardım etme, hiçbir şekilde onu buna zorlama.
---------------------------------------------------------------------------------------------------

Sevgi yalnız öpmelerin, okşamaların sayısıyla ölçülecek bir duygu değildir. Onu açığa vurmanın çok çeşiti yolları vardır. Bir sıcak bakış, tatlı bir gülüş, bir dokunuş; sevgiyi sözlerinden ve yeminlerden daha etkili olarak belirtebilir. Çocuklar yapmacık sevgi gösterilerine kanmazlar. Sezmekte en az yanıldıkları şey de gerçek sevgi ve sıcaklıktır!
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Kaynak : Anne Olunca Anladım Çocuğum Büyürken,Çeşitli Makaleler

21 Haziran 2011 Salı

Babalar Günü Bahane-Eymir Şahane

Salı, Haziran 21, 2011 11
Babalar gününde bir farklılık yapıp, hep beraber bir parça huzur almaya Eymir' e gittik :)Ailenin babalarından 2 enişte eksikti ama Ankara ekibi tamdı :)
Ve tabiki de Elif köpücük yaptı :)Bizim çocuklar bir restoranda oturalım, yemek yiyelim, sohbet edelim anlayışında olmadıkları için ailenin diğer üyeleri muhabbet halindeyken iki kişi çocukların göle düşmesini engelleme görevindeydi. Balkon parmaklıklarının arası çok açık ve hep tetikte olmamıza, sağanak şeklinde yağan yağmura rağmen bana çocukluğumun pikniklerini anımsatan ve zihnimin güzel hatıralar, ileride hatırlanacaklar listesine kazınan güzel bir gündü... Babamın sohbeti, annemin yanağı, kardeşlerimin sıcaklığı ve ortamın samimiyeti huzur verdi...

17 Haziran 2011 Cuma

16 Haziran Ankara

Cuma, Haziran 17, 2011 13




7 km lik yolu 1,5 saatte tamamlayabildik... 20 dk boyunca hiç durmadan dolu yağdı. Bu ilkbahar ve yaz başlangıcı beklentilerimizden oldukça farklıydı...
DEVAMINI OKU

16 Haziran 2011 Perşembe

dettol den paket var!

Perşembe, Haziran 16, 2011 7
Eğer mailinize "Merhaba; Dettol adına; size ve ailenize bir hediye paketi göndermek istiyoruz. Bunun için bizlere açık adresinizi yollarsanız çok seviniriz. Keyifli günler dileriz, Sevgiler, Sima Ertem" diye bir ileti düşerse ve siz de yanıtlarsanız yaklaşık bir hafta sonra şöyle bir kargoyla karşılaşabilirsiniz:
"Dünyada en güzel aşk; insanın çocuğuna duyduğu aşktır; karşılıksızdır çünkü. Bilerek ve isteyerek kabul ederiz anne babalığı; ömrümüzü ona adayacağımızı, her anı onu düşünerek, özleyerek ve onun için endişelenerek geçireceğimizi bile bile.Günlük hayatta bizi çileden çıkaracak dağınıklıklar, şangırtılar, lekeler çocuk elinden çıktığında gülümsenerek izlenecek bir tiyatro sahnesine döner.Çocuklu evin temposunu, çocuksuz olan anlayamaz. Bir çocuğun yarım saatte dağıttığını bir yetişkin bir saatte toplayamaz. Yerlere dökülen nesne ve sıvı miktarı tahmin dahi edilemez. Çocukların eve nüfuz ediş hızında kaçar evden hijyen.Çocuklara temizliği öğretebilmek ve onlara güvenli hijyen sağlayabilmek için; sizlerin gündelik telaş ve endişesini bir nebze olsun azaltabilmek için, sizi "Dettol No Touch" ile tanıştırmak istiyoruz. Gerçi bir ebeveyn olarak belki de uzun zamandır tanıyorsunuzdur.Dettol' ün "No Touch" serisi ile sadece yeterli miktarda sabunla ve yıllardır ispatlanmış anti bakteriyel özelliği ile el yıkamak artık çok daha kolay. Sıvı sabunun küçük oyuncak demliklerde muzlu sütle karıştırıp deney yapılmasının, lavaboya gizli gizli bolca dökülüp köpük havuzu oluşturulmasının önünde engel olduğumuz için, küçük kullanıcılardan özür dileriz. Her şey onların iyiliği için düşünüldü. Umarız parmak boyalar ile eğlenirler. Eğlenceye; pazarda kullanabilecekleri organik bez çantayı da katabilir, kendi tasarımları bir eşyaya sahip olabilirler.Onların parmak boyaları ile yaratacakları renkli dünyanın resmini bizimle paylaşırsanız çok mutlu oluruz. Size rengarenk ve neşeli bir gün dileriz. Sevgiler."
Eve gidip sabunluğu kullanıma açmak ve boyalı parmakların yarattığı şaheserleri görmek için sabırsızlanıyorum :) Ayrıca bu incelik için Sima Hanım' a ve Dettol e teşekkür ediyorum...

9 Haziran 2011 Perşembe

yeşilçam

Perşembe, Haziran 09, 2011 9
onlar ki bizleri aşklarıyla hülyaya, acılarıyla kedere, esprileriyle neşeye götürdüler... selvi boylum al yazmalım ile yaşamı sorguladık, neşeli günler, şekerpare, kibar feyzo, züğürt ağa, hababam sınıfı ile eğlendik, teyzem ile ufkumuz genişledi :) üç arkadaş ile dostluğu, muhsin bey ile dürüstlüğü, çiçek abbas ile mücadeleyi, aile şerefi ile cesareti, canım kardeşim ile çaresizliği, selamsız bandosu ile bürokrasiyi tanıdık... onlar ki birer yıldız, onlar ki her daim zevkle izleyebileceğim ve her seferinde aynı taşkın duyguları yaşatan yeşilçam ın duayenleri(ydi)ler...

7 Haziran 2011 Salı

izledim...

Salı, Haziran 07, 2011 11
artık yavaştan kendimize ayırabildiğimiz zamanlar artıyor sanırım... çocukların erken uyumasını da fırsat bilerek akşamları sinema keyfi yapmaya başladık... son izlediğimiz iki filmi paylaşmak istiyorum. filmlerin seçimleri eşime ait ama ben her ikisini de beğendim...

1)
the bucket list (şimdi ya da asla): morgan freeman ve jack nicholson var başrollerinde... kanser hastası iki ihtiyarın hastane odasında başlayan dostlukları ve doktorun ikisine de 6 ay-1 yıl ömür biçmesi ile bir liste oluşturup, bu listeyi gerçekleştirebilmek için çıktıkları yolculuğu anlatıyor.

2 Haziran 2011 Perşembe

barış

Perşembe, Haziran 02, 2011 18
barış
barış, kalp sorunuyla geldi dünyaya... her ne kadar annesi babası açısından farkedilecek bir sorun olmasa da öyle söyledi doktorlar... neşeli iştahlı hareketli bir çocuk... geç gelen mutlulukla yakalanan muhteşem bir hediye. ne diyor doktorlar "büyüdükçe kapanabilir, takip edilecek, belki ileride bir operasyon"...

3 yaşına geliyor, kapanmıyor malesef. "ileride sorun yaşayabilir" diyor doktorlar. "kalp yetmezliği, bayılma, yaşam konforu düşer, ameliyat gerekli"... oysa ne kadar da sağlıklı görünüyor, hiç bir sorun yok gibi...

geç gelen bahar ve yaz düşleri

Perşembe, Haziran 02, 2011 3
hep böyle geç mi kalırdı bahar yoksa ben mi unutmuşum
oysa ki hatırımda bahçedeki çağla ağaçlarının çiçeklenmesiyle baharı ilan etmem
botlardan hafif ayakkabılara, kabandan ince montlara geçmem
koşarak inmem merdivenleri ve taze bahar havasını doldurmam içime


çocuklar da biz de sıkıldık yağmurlardan
çocuk parkları sessiz ve ıslak
her yaz geliyor sevincini kursağımızda bırakıyor ilkbahar.
DEVAMINI OKU