23 Kasım 2010 Salı

anaokulu mimi

bayram sonrası ne yazsam da elimin pasını silsem diye düşünürken deli annenin beni sobelediğini öğrendim :) hemen işe koyuluyorum, elimden geldiğince yazmaya çalışacağım...

çocuğunuzu kaç yaşında kreşe gönderdiniz yahut göndermeyi düşünüyorsunuz? kreşe göndermek için beklediğiniz başka bir şey var mı?
kızımı 31 aylık, oğlumu 24 aylıkken kreşe gönderdim. her iki çocuğum için de alabileceğim ücretli ücretsiz tüm izinleri sonuna kadar kullandım. aslında 36 aya kadar evde birebir bakımın daha iyi olduğunu düşünüyorum. ama malesef şartlarımız elvermedi ve bu süreyi tamamlayamadık. çocuklarımın arasında sadece 19 ay olması, beni epeyce zorladı. üstüste iki hamilelik, lohusalık, kolikli bebek bakımı, uykusuz gecelerin izleri üzerimden yeni yeni siliniyor...

çocuğunuza kreş seçerken sizin için en önemli kriter nedir? olmazsa olmaz diyeceğiniz, bu sağlanmazsa evde bakılsın daha iyi diyeceğiniz?

ben çocuklarıma kreş aramadım, çünkü çalıştığım yerin aynı kampüs içerisinde çok yetkin bir kreşi vardı.
tabi ki ilk kriterim güvenlik ve çocuklara nasıl muamele edildiği... bir anne olarak en çok korkulan durum çocuklarımıza bağrılması, sindirilmesi, korkutulması ve psikolojik baskı görmesidir sanırım. onların sevildiklerini hissetmelerini, öğretmenlerin de sevgi dolu, merhametli oldukları bir ortamda vakit geçirmelerini isterim.
ikinci sırada gündelik hayatta karşılaşılan durumlara verilen tepkilerin, yapılan uyarıların, yönlendirmelerin, oynanan oyunlarda verilen mesajların niteliği... buna genel olarak eğitim mi demeliyim acaba... kavga eden çocukları ayırırken, üzgün bir arkadaşlarına destek olurken insani erdemlerin mutlaka vurgulanmasını isterim.
üçüncü sırada ise fiziksel koşullar yer alıyor. temiz ve kreş niteliklerine sahip bir ortamda olmalarını ve yemeklerin nasıl hazırlandığını bilmek isterim.

türkiye'deki kreşlerde rastlamadığınız, keşke olsa dediğiniz bir uygulama var mı?

bu soruyu es geçiyorum çünkü karşılaştırma yapma şansım olmadı.

türkiye'deki kreşlerde yaygın olarak rastladığınız ve saçma bulduğunuz bir uygulama var mı?

tüm kreşlerde yaygın olarak var mı bilmiyorum ama bizimkinde olan bir şeyi söyleyebilirim. ateş kontrolü çok önemli ve ateşi olan bir çocuğun evde anne kontrolünde bakımı elzem. ancak 37 dereceyi geçen her ateşte hemşirenin arayarak çocuğun alınmasını talep etmesi bana saçma geliyor. çünkü 37,1 gibi çok düşük ateşlerde bile almamız gerekiyor. biraz koşunca, diş çıkarma döneminde, aşı sonrası genellikle hafif ateş oluyor. sanırım bu kreş politikası.

çocuğunuz kreşe gidiyorsa, kreşe başladıktan sonra en çok zorlandığınız konu ne oldu? henüz gitmiyorsa zorlanacağınızı düşündüğünüz?

en çok adaptasyon döneminde zorlandım... onu atlattıktan sonra çok sorun yaşamadım. ama öğrendikleri bir çok olumsuz davranış oldu arkadaşlarından. mesela tükürmek, ağzında yemek varken ağzını açmak, kötü kelimeler, deli gibi çığlık atmak aklıma gelenler.
ve tabi hastalıklar. geçen kış elif çok çok sık üst solunum yolu enfeksiyonu ve otit geçirdi... şu an kulağına tüp takılması ve geniz etinin alınması gündemde. bu kış için çok endişeliyim.

çocuğunuz kreşe gidiyorsa, kreşe başladıktan sonra çocuğunuzda gözlemlediğiniz en olumlu gelişme ne oldu? henüz gitmiyorsa kreşin gelişimine en büyük katkısı ne olur sizce?

kreşe başlayana kadar ayakta sallanarak öğlen uykusuna geçiyorlardı, şimdi daha rahat uykuya dalıyorlar. kendi kendilerine yemek yeme, el yıkama yani özbakım becerileri gelişti. grup içerisinde birlikte oyun oynamaya başladılar. eren de epeyce olan vurma davranışı azaldı. topluluğa ait olmayı, topluluğun kurallarına uymayı öğrendiler.

şu an için hepimiz mutluyuz, uzun tatillerde elif kreşi, arkadaşlarını özlediğini ifade ediyor bu da beni mutlu ediyor. kreşi sevmeleri benim için çok önemli. onları hergün hoşlanmadıkları bir yere bırakıp çıkmanın vicdan azabını yaşamıyorum en azından. ama hep bir keşkem var. sabah 8:30 dan akşam 5:30 a kadar, profesyonel olmaları gereken bir dünyada, nazları çok da çekilmeden, kurallara uyarak, birlikte hareket ediyorlar. keşke böyle bir zorunluluğum olmasaydı ve kreşe sadece oyun oynama, yaş grubuyla vakit geçirme ya da yarım gün şeklinde gidebilme şansları olsaydı. kreşleri memuriyet, mecburiyet, bakımevi şeklinde değil de alternatif olarak düşünebilmeyi isterdim.

eveeet.. şimdi kimleri sobelesem acaba :)
fikriye, ömer tuna aydın, ali yiğit aslan (ayşe), nihal maya sobe sobe sobe !

8 yorum:

  1. Ooo bu konu beni şimdiden düşündüren bir konu ben seneye kreşe vermeyi düşünüyorum ama aylar öncesinden gerilimi başladı bende fazla kasıyorum galiba. Etrafımda çok olumsuzluk görünce öyle oluyor hayırlı bakalım Mim için teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. bu kreş miminden çok faydalandım ben...Sendekide çok açıklayıcı olmuş tatlım teşekkürler...
    Bende Ömerin annesi gibi soru işaretleri içerisindeyim...Ama hayalimdeki kreşi tarif edebilirim sanırım en kısa sürede cevaplayacağım...
    kocaman sevgilerrr

    YanıtlaSil
  3. nihal hayalindeki kreş süper olur bence de :)))
    ömer tuna gerilimini anlıyorum hiç kolay bir karar değil. karar verince de seçim yapmak zor oluyor...
    sevgiler benden kızlar :)

    YanıtlaSil
  4. Elinize sağlık efenim, pek bi güzel olmuş gene :)

    YanıtlaSil
  5. Eline sağlık, geç de olsa bir toparlama yazısı yazdım. Ayrıca taze mim çıktı: http://www.kitubi.com/2011/05/01/yil-sonu-gosterii-mimi/

    YanıtlaSil
  6. Akşam Liseleri olaraktan sunumlarınızı çok beğendik. Başarılarınızın ve paylaşımlarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil
  7. Bu tip bilgiler herkes için çok faydalı malum ilk evladı olanlar önceden bilemiyorlar nelerle karşılacaklarını, sayenizde bütün olumlu ve olumsuzlukları öğrendik.

    YanıtlaSil

haydi söyle :)