5 Ekim 2010 Salı

anne sütü sarılığına rağmen

Hamileliğim esnasında bebeğin gelişimi ve doğumuyla ilgili çok şey okumuştum. Ama emzirme konusu nedense hiç aklıma gelmemişti. Kızımı sezeryanla dünyaya getirmiştim ve gözlerimi açar açmaz ilk anımsadığım Elif in minik dudaklarının göğsüme yapışmasıydı... Bebek hemşiresi önce göğsümü sıkarak kontrol etmiş ve kolostrumun geldiğini neşeyle bildirmişti. Bebek de başarıyla emmeye başlayınca epey bir sevinmişti. Böylece sorun olabilecek bir evreyi başarıyla atlattığımızı farkedip gurur duymuştum kendimle. Sütüm miktar olarak da güzeldi ve herşey yolundaydı taaa ki sarılık nedeniyle hastaneye tekrar yatana kadar...

Anne sütü sarılığı teşhisi koyuldu ve beslenmenin mama ile takviyesine karar verildi. Ben kızımı önce emziriyor sonra mama veriyordum. Ama emzirirken aklımda hep sütümün kızımın sarılık olmasına neden olduğu düşüncesi vardı. Neredeyse 6 gün hastanede fototerapi aldık.

Sonrasında anne sütü artı mama hep devam etti. Sütüm malesef eskisi gibi çağlamıyordu. Ama içtiği her yudum süt için, huzurla doluyor, şükrediyordum. Emzirmek, emzirebilmek büyük bir terapiydi benim için. İçimden bir şey kızıma doğru akıyordu, en içten şükredişlerimi o dönemde yaptım.

Kızım 10 aylıkken, oğlum dünyaya gelmeye karar verdiğinde, ilk aklıma gelen emzirebilecek miyim sorusu oldu. Doktor ilk 3 ay emzirebileceğimi sonrasında kesmemin daha doğru olduğunu söyledi. Böylece Elif 13 aylıkken emme dönemini tamamladı.

Eren doğduğunda bu kez mama vermemeye kararlı tecrübeli bir anne olarak yola çıktım. Aynen kızımda olduğu gibi sütüm hemen geldi ve Eren kolayca emmeye başladı. Ama 7.günden itibaren düşmeyen inatçı sarılık yani anne sütü sarılığı tekrar karşımıza çıktı. Doktorlardan mama takviyesi önerildi. Mamaya başlanılması ve moral bozukluğunun, anne sütünün azalmasında çok önemli faktörler olduğunu yaşayarak öğrendim. Oğlum da beslenmesini hep anne sütü artı mama şeklinde devam ettirdi. 12 aylık olana kadar da oğlumu emzirdim.

Anne sütünün faydalarını sıralamaya hiç niyetim yok. Sadece her annenin emzirme psikolojisini yaşayabilmesini yürekten diliyorum. Çünkü emzirme sırasında salgılanan hormonlar annenin mutlu olmasını sağlıyor dolayısıyla depresyona girmesini engelliyor ve emzirmek doğumdan sonra anne ve bebek arasında kurulan sıcacık, tertemiz bir bağ...

NOT:Emzirme reformunu destekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

haydi söyle :)