bağımlı insan

Anne(baba) olarak en büyük başarımın bağımsız, ayakları üzerinden durabilen, özgüveni yüksek, yaşamlarını devam ettirebilme becerisine sahip bireyler yetiştirmek olduğunu düşünüyorum... Belki doktor, mühendis olmayabilirler ama zor durumda kaldıklarında ayağa kalkıp yollarına devam edebiliyor, kendilerine güveniyor ve hayatlarını değiştirecek kararları cesaretle alabiliyorlarsa gururla eserimi izleyebilirim.

Neden anneler çocuklarını tamamen kendilerine bağımlı hale getirmek istiyorlar? Özellikle de erkek çocuklarını... Bunda gizli bir hayatını garantiye olma güdüsü olabilir mi? Yaşlandıklarında bile kırk yaşındaki çocuklarının hala kendilerine bağımlı olmasını, hala yemeğini ısıtıp karnını doyurabilme yetisine sahip olamayışını gizli bir sevinçle karşılayan bir kaç örnek tanıyorum. Büyümüştür ama ne yiyeceğini annesi söyler, alışverişe çıkıp kendisine giysi almamıştır, hala bir bebek gibi sırtı terleyince havlu koyulur. Evlenince de bu rolü eşinin üstlenmesi beklenir ki tabi ki eşi annesinin yerini tutamaz... Neden kadınlar bunu birbirlerine yapıyorlar hiç anlayabilmiş değilim. Bu kısır döngünün, bu zincirin kırılması sadece annelerin elindeyken neden?

3 yaşına kadar çocuğun anneye bağımlı olması normal karşılanırken, 3 yaşından sonra sosyalleşmenin ve bağımsızlığın artması, bağımlılığın bağlılığa dönmesi bekleniyormuş. Tersi durumlarda bağımlı çocuktan, ilerisi düşünüldüğünde bağımlı insandan sözedebiliriz. Anne(veya baba) aşırı korumacı bir tutum sergiler, sevgisiyle düşkünlüğüyle onun birçok davranışını kısıtlar, her işini onun adına yapar, biraz büyüdüğünde karşılaştığı her sorunu onun adına çözer, onun tüm sorumluluğunu üzerine alır, hayatının her alanını planlamaya çalışırsa, çocuk artık tek başına adım atmaktan korkacak ve hep anne-babasına ihtiyaç hissedecektir. Bu da psikolojide bağımlı kişilik bozukluğu olarak adlandırılır. Bir yetişkin olduklarında sorumluluktan kaçan, kendi kendine karar veremeyen, terkedilme korkusu yaşayan, pasif bireyler olurlar...

İlk reddedilişimi kızım 5 aylıkken yaşadım. O da ne, beni emmek istemiyor muydu bebeğim yoksa... Nasıl olur, beni istemiyor olabilir mi? Ne çok kırılmıştım 5 aylık bebeğime için için... Biraz daha büyüyüp babasına fazlaca düşkün olduğunda, ya beni sevmezse, hep babasını isterse diye endişelenmiştim. Çocuğu tarafından tercih edilmemek, bir dakikalığına bile istenmemek nasıl da yaralıyor insanı... Ama bizi sevsin diye onu bir ömür kendimize mahkum edemeyiz-etmemeliliyiz de... Tabiki onları çok seviyoruz ve onların da bizi sevmesini istiyoruz ama farkında olmadan birşeyleri yanlış yapmayalım, çocuklarımızı sevmekle, aşırı korumacı tavır sergileme ayrımını iyi yapalım... Elbetteki onları koruyalım, ama soluksuz bırakmayalım...

Share on Google Plus

Anne Kaleminden

Yazmak hayatımın her döneminde kendimi ifade edebildiğim en iyi yöntem oldu ve şimdi çalışan iki çocuklu bir annenin arta kalan zamanlarında biriktirdiklerini yazarak paylaşmaya çalışıyorum.

1 yorum:

  1. çok doğru gerçekten önemli olanda böyle evlatlar yetiştirebilmeyi başarabilmektir heralde. selamlar.....

    YanıtlaSil

haydi söyle :)