4 Ağustos 2010 Çarşamba

annelik atölye çalışması

sevgili hilal-anne cafe bir annelik atölye çalışma başlatmış, benim de yazmamı istemiş, teşekkür ederek hemen başlıyorum:

annelik yolculuğum bir film türü olsaydı, konusu muhtemelen bir başarı öyküsü olurdu... içinde hayal kırıklıkları barındıran ama mutlu sonla noktalanan...

anneliğim bir şarkı olsaydı, slow ve duygusal bir şarkı olurdu...

anneliğim bir ağaç türü olsaydı, ıhlamur ağacı olurdu... geç açan çiçeklerinin kokusunu rüzgarla savurur, sonra iç ısıtan bir çay olup, şifa dağıtmaya çalışırdı...

annelik bir baharat olsaydı, tarçın olabilirdi. keklere, sütlü tatlılara lezzet verir, saleplerin üzerinde yer alır, çay olarak içilirdim... kokum eve girer girmez hissedilirdi...

anneliğin bir kokusu olsaydı, naneli limonlu ferahlatıcı bir kokum olmasını isterdim...

anneliğim bir araba olsaydı, sanırım benimki de karavan olurdu. içinde lazım olabilecek herşey bulunan, manevra kabiliyeti düşük ama güvenli, içerisinde yaşanılabilir bir karavan...

annelik konulu bir kolaj yapacak olursam şunları kullanırım: bir puset, bir biberon, bir ruj, dumanı üzerinde bir çorba ve fonda sertap erener "annedir yüreği fazla dayanmaz, herkes bıksa benden annem bana doymaz, öper besler beni unutur kalbinde, annem burada olsun bana bir şey olmaz, her gün bakar bana kusurumu görmez, günler gece olsa o ışığı sönmez, ellerim büyüdü avuçlarında, bi tek annem olsun bana bir şey olmaz”

anneliğimde en sevmediğim şeyler: eğer günün planını yapmışsam ve bunu uygulamakta aksaklık yaşıyorsak çabuk adapte olamıyorum yeni plana.. daha esnek olmalıyım...

sevdiğim şeyler: çocukları çok boğmuyorum. evhamlı, pimpirikli değilim. mümkün olduğunca az müdahale çok gözlem yapma eğilimindeyim.

anneliğimde bana hiç faydası dokunmadığı halde tekrarladığım davranış: çabuk sinirlenme, bundan kesinlikle kurtulmalıyım.

anneliğim bir giysi olsaydı, kışın sıcacık ve yumuşak, yazın hafif ve serin tutan, hem şık bir davette hem de kırda parkta giyilebilecek bir giysi olurdu.

anneliğe dair en güçlü inancım: sorgusuz, karşılıksız, beklentisiz sevgi... yanlışlarla, hatalarla azalmayan, eksiklikleri içerisinde eritip yok eden, koruyup, kollayıp, büyüten, öpüp koklayıp, bağrına basan, huzur güven veren, sıkmadan seven, sadece seven...

6 yorum:

  1. çok güzel yazmışsın canım bayıldım sana ve anneliğine :)
    yavrularınla mutlu ömürler diliyorum.

    YanıtlaSil
  2. hem çok keyifli,hen de çok anlamlı bir yazı...ıhlamur ağcına bayıldım..çok güzel bir benzetme olmuş...

    YanıtlaSil
  3. eline sağlık. duygulanarak okudum. çok güzel yazmışsın gerçekten...

    YanıtlaSil
  4. saolun arkadaşlar, teşekkürler hepinize :)

    YanıtlaSil

haydi söyle :)