8 Nisan 2010 Perşembe

iki kardeş

iki kardeş çok güzel oynuyorsunuz bugünlerde... hele sarmaş dolaş olmuyor musunuz, bakmaya kıyamıyoruz size. sarıldığınızda birbirinizin sırtına pıt pıt vuruyorsunuz. "eyencim, bu minik ayaklar da neee" "hadi eyen gel oynayalım" "ağlama eyen bu oyuncağı mı istiyosun" bir yere giderken "eyen de gelsin", eve geldiğimizde "eyen nerde" bunlar minik ablanın kardeşiyle ilgili sık sık söylediği cümleler. evin bir ucundan bir ucuna koşturuyorsunuz neşeli çığlıklar eşliğinde. yataklara çıkıp zıplıyorsunuz bazen, korkuyoruz bir kaza olacak diye. minik abla ne yaparsa, ne söylerse peşinde aynısını yapmaya çalışan bir öğrencisi oluyor hep.

iyi ki bir kardeşin olmuş kızım, eren iyi ki gelmiş ailemize... kardeş yapmanın gerekliliği konusunda ahkam kesmek değil niyetim, kardeşi olmayan onca mutlu çocuk var sonuçta. ama aynı ortamda aynı ailede büyüyüp, hayata birlikte başlamak, hayatı paylaşmak, bazen oyun arkadaşı, bazen sırdaş olmak, kendini korumayı doğal olarak öğrenmek, sorun çözme becerisi geliştirmek, anne babaya karşı ilk ittifakı kurmak, kardeş olmak, kardeşi olmak bu çok güzel bir kazanım. herkesin kardeşi olduğunu düşünüyorsun sanırım. callio nun kardeşi rosy, charlie nin kardeşi lola, selen in kardeşi eren, ada nın kardeşi deniz :)))

bazen büyüdüğünüzü hayal ediyorum. büyümeniz hayatınız üzerindeki denetimimizin azalması demek, nerede olduğunuzu bilememek, görüştüğünüz insanları belirleyememek, akşamları yatağa yattığınızda aklınızdan geçenleri tahmin edememek, tecrübelerinizi sizin aktardığınız kadarıyla bilmek demek... çocuklarımın en güzel çağlarını yaşadığımı söylediklerinde duyduğum tepki bunları tam olarak anlayamamamdandır belki. şimdi her an yanımdasınız, sadece benim yedirdiklerimle besleniyor, giydirdiklerimi giyiyorsunuz, vücudunuzdaki en ufacık bir kızarıklıktan haberim var, hayatta en çok bizi seviyor, bizimle olmak istiyorsunuz... bu günlerin tadını daha çok çıkartmalıyız, size daha çok sarılmalı, daha çok öpmeli, daha çok koklamalı, daha çok oynamalı, daha çok vakit geçirmeliyiz. zaman geçiyor, çocuklar büyüyor, bizler yaşlanıyoruz...

9 yorum:

  1. bayılıyorum ben bu iki kardeşe nihancığımm....ikinci bebişi doğurasım geliyor bu kuzuları böyle sarmaş dolaş görüncee;)

    YanıtlaSil
  2. Nihancığım,
    Daha önce de ziyaret ettim hatta yorum bırakmaya çalıştım ama beceremedim. Neyse şimdi sorun çözülmüş. Ama ne kadar tatlı bu melekler böyle. Öpüyorum ikisini de o bal damlayan yanaklarından

    YanıtlaSil
  3. doğur gülaycım doğur en kısa zamanda talişe kardeş :))
    elifcim çok saol.. ben de adayı çok seviyorum hele son sohbetinize bayıldım.. adamın biri demişya çok da güldüm :)) teşekkürler..

    YanıtlaSil
  4. nihancımm nasıl tatlılar iki kardeşşş ..büyüdükçe kardeş kavramını daha güsel yaşıyolar dimi...

    YanıtlaSil
  5. burcuu sensin biliyorum :) çok teşekkürler gerçekten kardeş olmanın yeni yeni tadını çıkarmaya başladılar ve onları izlemek çok güzel.. darısı kayraya ve sana diyorum :)))

    YanıtlaSil
  6. aynı durumları biz biraz önceden yaşıyoruz nihancım,takibe devam:))çok öpüyorum şekerr kardeşleri.

    YanıtlaSil
  7. evet ayşecim siz bizden bikaç ay önden yaşıyorsunuz, asıl biz sizi takipteyiz :)

    YanıtlaSil
  8. Nihan, benimkiler bu yaşlara gelme yolundalar şimdi. Resimlerdeki duruşları bile benzer:) Senin o zamanki duygularına çok benzer şeyler hissediyorum. Çok güzeller beraber değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım yaa, tekrar okudum şimdi o günlere gittim :) her yaşları ayrı güzel, öpüyorum :)

      Sil

haydi söyle :)