2010


takvim yeni yıl yazısı yazma isteğimi körüklüyor... 21 aralık 2009... hep merak ederdim öğrencilik yıllarımda 10 yıl sonra nasıl bir hayatım olacak nerede ne yapıyor olacağım... nasıl bir işte çalışıyor, evli mi bekar mı, hangi şehirde yaşıyor, çocuklu mu çocuksuz mu, yalnız mı yaşıyor olacağım, hobilerim olabilecek mi kitap okumaktan öteye gidebilen. öylesine belirsiz, tahmin edilemezdi ki, bir olasılıklar deniziydi geleceğim... şu an bulunduğum konum : çok şükür çok şükür 1-bir kızım bir oğlum var 2-benim ve ailemin sağlığı yerinde 3-ben ve eşimin işi var. bunun yanında ne yazık ki 1-övünebileceğim bir hobi geliştiremedim 2- 2 çocuk büyütmek çok yıpratıcı. 3- şimdi merak etmiyorum 10 yıl sonrasını... çok büyük süprizler yapmazsa hayat az çok tahmin edebiliyorum tabloyu.. 1- elif 13 yaşında (ergen) 2- eren 11 yaşında(ergen adayı) 3-eşim ve ben 40 larımızı sürüyoruz (yolun yarısını geçmişiz bile) kafamızda çocukların okulları, geleceği ile ilgili planlar düşünceler... 4-çevremizde az sayıda kadim dost (hala bol muhabbet ve kahkahalı) , bol sayıda aile efradı.. benim beyazlayan saçlar boyalı, eşimde balkon genişlemiş...
2000 de işe başladım ve evlendim
2001-2005 özgürlüğü yaşadım kendi çapımda
2006 da hamileliği tattım
2007 de kızımı,
2008 de oğlumu aldım kucağıma..
2009 a kızımın 2 yaş bunalımı, oğlumun kolik sancıları ve uykusuz geceler vurdu damgasını..
2010 istanbul un orta yeri galata, kulenin altı şamata, çoluk çocuk herkes sokakta, bakalım bu yıl neler gelecek başıma, bakalım bu yıl neler gelecek başıma (trt çocuk/çocuk hazerfan)
Share on Google Plus

nhn

Yazmak hayatımın her döneminde kendimi ifade edebildiğim en iyi yöntem oldu ve şimdi çalışan iki çocuklu bir annenin arta kalan zamanlarında biriktirdiklerini yazarak paylaşmaya çalışıyorum.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder

haydi söyle :)